SAKAL

 

 

(Sünen-i Tirmizî, Cild 4, Hadîs No: 2911)

- Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem), sakalından, sakalının eninden ve boyundan alırdı.”[1]

 

(Kenzü'l-İrfan, Hadîs No: 799)

“Bıyıklarınızı kesiniz, sakalınızı ziyade kesmeyiniz ve kendinizi yahûdilere benzetecek kadar da uzatmayınız.”

 

 (Kenzü'l-İrfan, Hadîs No: 802)

“Dudaklarınızın üzerine inmiş olan bıyıklarınızı kesiniz. Sakalanızı ziyade kesmeyiniz; yani mecûsilere muhalefet ediniz.”[2]

 

Bilâl Babam buyuruyor ki:

- Sakal'ın kısası vera noksanlığı getirir, sakalın fazla uzunu akıl noksanlığındandır. Sakal yüzün derisini göstermeyecek kadar olursa o sakal yine sakal sayılır. Ay gibidir. Bir günlük ay, ay sayılır. Yalnız ziyası olmaz. Onbeş günlük ay da ay sayılır, ziyası olur. Sakal da aynıdır. Dediğimiz en kısa sakal sakaldır. Sünnet üzere olan sakal şahâdet parmağı alt dudağının kırmızısının bitim yerine koyar, dört parmaktan fazla olanı kesersen asıl sünnet olan onbeş günlük ay gibi olan sakal bu sakaldır.

Sakalın ayakta taranması rızk darlığı getirir. Sakala hürmetsizlik olur. Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem) sakalını oturduğu yerde hürmetle tarardı. Ona benzetmemiz lâzımdır.

 

(Berîka, Cild 5, s. 197)

“Sakalı boyamaya gelince, eğer siyah ile olursa caiz değildir. Nitekim İhya'da Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem)'den rivâyet olunduğuna göre «Ahir zamanda bir kavim vardır ki, işte bu siyahla boyanırlar, onlar cennetin kokusunu bulamazlar.”[3] O ehl-i cehennemin boyasıdır. İlk boyanan kimse de firavn'dır. ŞİR'A şerhinde Resûlullah (Sallallahu aleyhi vesellem); Beyaz tüylerinizi yolmayınız, çünkü o müslümanın nurudur. Bu akıllı kişiyi gururdan ve aldanmaktan men eder.”

 

(Kenzü'l-İrfan, Hadîs No: 805)

“Sakalınızı çoğaltınız, bıyıklarınızı kısaltınız.”

 

(Sünen'ün Neseî, Cild 7-8, Hadîs No: 5035)

“Rüveyfi bin Sâbit (Radiyallahu anhu)'den:

Resûlullah (Sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu:

- Ya Rüveyfi! Olur ki benden sonra uzun zaman yaşarsın, o zaman insanlara haber ver: Kim özenerek sakalını kıvırmaya ve toplamaya çalışırsa yahut nazarlık takarsa, yahut hayvan tezeği veya kemikle istinca ederse bilsin ki Muhammed ondan uzaktır.”

 

(Sünen'ün Neseî, Cild 7-8, Hadîs No: 5043)

“İbn-i Abbas (Radiyallahu anhu) Resûlullah'a isnad ederek: Son zamanlarda sakallarını (güvercinlerin gerdanı gibi) siyaha boyayanlar cennet kokusunu alamazlar, dedi.”

 

(Râmûzu'l-Ehâdîs, Hadîs No: 3756)

“Benden sonra ümmetimden öyle bir kavim zuhur edecek ki, Kur'ân okuduklarında hulkumlarından (boğazlarından) aşağı geçmeyecek, okun yaydan çıktığı gibi dinden çıkacaktır. Ona bir daha dönmeyecekler. Yaratıkların en kötüleri ahlâkça en düşkün olanları bunlardır. Onların yüzleri traş edilmiş bir şekilde olacaktır.”

 

(Râmûzu'l-Ehâdîs, Hadîs No: 5569)

“Kim bid'at sahibine saygı gösterirse İslâmı yıkmasına yardım etmiş olur.”

Ey müslümanlar! Yarın mahşerde bu muşlar, mişler insanı kurtarmaz. İnsanı Allah'u Teâlâ'nın emri Kur'ân ve ona tabi olmak kurtarır. Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem)'in sünneti, sözleri ve başından geçen halleri, Ashâbın yaptıklarını, sözlerini, kendimize numune bilmemiz lâzım. Mezheb imamları: İtikadda mezhebimiz; İmam-ı Muhammed Maturidî Hz.'dir. Amelde mezhebimiz Şafiî, Mâlikî, Hanefî, Hanbelî mezhebi görüşleridir. Bir insanı bunlara tabi olmak onların sözlerini kendine numune bilmek kurtarır.

4 Haziran 1994 Cumartesi tarihli fazilet takviminde ata sözleri adı altında:

“Sakal ile kamil olsa bir kişi

Keçiye danışırlardı her işi”  diye yazmaktadır.

 

Bu adamın kendisine sorsak bir islâm alimi, bilgini olduğunu iddia eder. Şu söylediği söz İslâm'ın, Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem)'in bütün Peygamberlerin yaptıklarının yani sünnetlerinin zıddı (aksi) olup asla bir şuurlu müslümanın söyleyemeyeceği ve söylemeye Allah'u Teâlâ'dan korkup Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem)'den haya edeceği bir sözdür.

“Sakalsız olarak büyük bir zat olsa bir kişi

Rus kazaklarına sorarlardı her işi”

 

Yeryüzüne gelen bütün peygamberler, Ashâb ve evliyaların içinde sakalsız olarak bir kişiyi gösterebilir misiniz? Ben bu adama söylüyorum:

Ben sakallıyım benim Pirim Resûlullah'tır,

Ben sakallıyım benim Pirim Ashâbtır,

Ben sakallıyım benim Pirim Mezheb İmamlarıdır,

Ben sakallıyım benim Pirim Tarikat Pirleridir.

Ben sakallıyım bunlara istinaden sakal bırakıyorum. Sen sakalsız isen sakalsız olarak senin Pirin kimdir? Hangi sakalsız İslâm düşmanını kendine önder olarak alıyorsun? Sakalını kazıtmayı dini bir görevmiş gibi sayıyorsun. Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem)'in sakalının bir telini 1400 seneden beri bir camide yüz milyonlarca müslüman bu güne kadar ziyaret etti. Kıyamete kadar da ziyaret edecekler.  Sakal hakkında Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem)'in bu kadar övücü hadisleri var. Allahu Teâlâ'nın Kur'ân-ı Kerim'de “Siz Allah'a ve Resûlüne itaat edin”[4] ayetini buyuruyor.  Sen sakalını kazıtarak mı Peygamberimize itaat ediyorsun? Allahu Teâlâ bu âyetle Resûlullah gibi sakal bırakmamızı emrediyor.  Ellidört farzın, yirmibeşincisi Allah ve Resûlüne itaat değil midir? Sen Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem)'in sakalını da içine alan bütün sakallılara keçi dersen sen bu farzın ve bu âyetin tam zıddını yapmıyor musun? Allahu Teâlâ cümlemizi ayıktırsın. (Amin)

 

                          Sakalın yoktur bıyık kazırsın,

                          Çağrılsa sofular hemen hazırsın,

                          Sen kendi beldende sanki vezirsin,

                          Bu gibi fiilden koru Allah'ım!

 

 

 

 

KONU BAŞLIKLARI
(BİLAL NADİR'İN DİLİNDEN )
KONU BAŞLIKLARI
(TÜM KİTAPLAR)


[1]-            Berîka, Cild 5, s. 344; Kütüb-i Sitte, Cild 7, Hadîs No: 2136.

[2]-            Berîka, Cild 5, s. 344; Riyazü's-Sâlihin (Aslı ve Tercümesi), Hadîs No: 1202; Gunyetü't-Talibîn, s. 62.

[3]-            Râmûzu'l Ehâdîs, Hadîs No: 6389; Gunyetü't-Tâlibîn, s. 63.

[4]-            Sûre-i Nisa, Ayet 13, 69, 80; Sûre-i Maide, Ayet 92; Sûre-i En'am, Ayet 20, 24; Sûre-i Nur, Ayet 52, 54; Sûre-i Muhammed, Ayet 33; Sûre-i Fetih, Ayet 14; Sûre-i Hucurat, Ayet 14; Sûre-i Tegabûn, Ayet 12.