HAKK’TAN İNEN ŞERBETİ İÇTİK ELHAMDÜLİLLAH
Anasayfa'ya dönüş

Hakk’tan inen şerbeti, içtik Elhamdülillâh,

Şol kudret denizini, geçtik elhamdülillâh,

Şu karşıdaki dağları, meşeleri bağları,

Sağlık safalık ile aştık elhamdülillâh.

Beri gel barışalım, yad isen bilişelim,

Atımız eğerlendi, estik elhamdülillâh.

Kuru iken yaş olduk, kanatlandık kuş olduk,

Bir birimize eş olduk, uçtuk elhamdülillah.

Vardığımız illere, şol safa gönüllere,

Halk’a tapduk manisin, saçtık elhamdülillah.

İndik Rum’u kışladık, çok hayır şer işledik,

Üç bahar oldu, geri göçtük elhamdülillah.

Dirildik pınar olduk, irkildik ırmak olduk,

Arttık denize dolduk, taşdık elhamdülillah.

Taptuğ’un tapusuna, kul olduk kapusuna,

Yunus miskin çiğ idik, piştik elhamdülillah.

 

Yunus EMRE

 

 

 

 

 

 

 

 

 

BELKİ HAKİKATE EREMEN AŞIK

Anasayfa'ya dönüş

Belki hakikate eremen aşık,

İbtilâ mecaze çarpılmadıkça,

Zikre devam edip vakti seherde,

Nefs-i Emmare’den kurtulmadıkça.

Alıp nasihattı koyup beynine,

Tarikat zincirin takıp boynuna,

Nazar kılıp ağrına yeğnine,

Gidip kantarlara tartılmadıkça.

Sonra meyil edip engine akıp,

Vücûdu hicrânı odlara yakıp,

Kâmil meclisinde oturup kalkıp,

Haya perdesi ile örtülmedikçe.

Böyle olanların ziyanı nerde,

Bürümesin gözünü hırs ile perde,

Kafadan söyleme gezdiğin yerde,

Huzur’u Rabıta eylemedikçe.

Aç gözünü uyma sakın şeytana,

Hem sen tanı hem de tanıt ıhvana,

Antep ellerinde yatan Sultana,

Huzur’u Rabıta eylemedikçe.

Pirimiz Geylâni şeyhimiz Nâdir,

Cihanı dolaşsan hakikat budur,

Azıtıp gideni düzelten odur,

Düzelmen huyunu terk etmedikçe.

Sen kendini bilmezmisin kardeşim,

Bu yola koymuşun can ile başın,

Acep bu hal ile biter mi işin

Yüzünü yerlere sürmedikçe.

Bilmez mi Pirimiz bizdeki halı,

Severim şeyhimi demiştin hanı,

Büyükten küçüğe sev bu ıhvanı,

Sevilmen cihanda sevemedikçe.

Yeter artık daha söylemem gayrı,

Aklibet inkâra gitmezsen bari,

Ne yapsan döner mi huyundan huylu,

Yatıp teneşire can çıkmadıkça.

 

DERVİŞ

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

DERVİŞ OLAN KİŞİLER

Anasayfa'ya dönüş

Derviş olan kişiler, deli olağan olur,

Aşk nedir bilmeyenler, ana gülegen olur.

Sakın gülme sen ona, iyi değildir sana,

Adam neye gülerse, başa geleğen olur.

Aşık lâ mekan olur, dünya terkini urur,

Dünya terkini uranlar, didar göregen olur.

Ah bu aşkın illeri, her kime uğrar ise,

Derdine sabretmeyen, yolda kalagan olur.

Bir kişi aşık olsa, aşk deryasına dalsa,

Ol deryanın dibinde, Cevher bulagan olur.

Derviş Yunus sen dahi, incitme dervişleri,

Dervişlerin duası, kabul olagan olur.

Yûnus EMRE

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

ERENLER MECLİSİNDE HU DİYENLER  KADİRİLERDİR
 

Anasayfa'ya dönüş

Erenler meclisinde hu diyenler Kâdirilerdir.

İçip aşkın şarabından kananlar Kadirilerdir.

Çekerler nâra’yı ya hû geçip hem can ile serden,

Yanıp aşkı ilahi ile dönenler Kadirilerdir.

Gürûhu dervişanın zül cenahı hem zahiri batın,

ratı cümleden evvel geçenler Kadirilerdir.

Ederler Tâlibi irşad, hem de rûzi şeb amma,

Ve lâkin hasmını berbat edenler Kadirilerdir.

er feryad edip dersen, medet ya Gavsu Geylâni,

Senin imdadına derhal gelenler Kadirilerdir.

Aliyyül Murtazanın nesli pâk-i Seyyid-i âlem,

Târik-i Mustafa’ya baş eğenler Kadirilerdir.

Kelimullah ile hem bezm olup ervâh-ı âlemde,

Bu sırr-ı Nûr’u Ahmed’den alanlar Kadirilerdir.

er ki hükmü işler şarka garba hem bilâ şüphe,

Ânın içün cümleye ser taç olanlar Kadirilerdir.

za müştâk-ı Pirandır esiri Gavs-u Geylâni,

Delilim sırrı Kur’andır diyenler Kadirilerdir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

DERVİŞLER HAKK’A GİDER

Anasayfa'ya dönüş

Dervişler Hakk’a gider,

İki cihanı neder

İki cihandan öte,

Yolları dervişlerin.

Dervişlerin dilinden,

Feriştahlar anlamaz.

Ahd’leri var dost ile,

Pünhanı dervişlerin.

zır’a yoldaş olmaz,

Mûsâ’ya sırrın vermez,

Süleyman neden bilmez,

Lisanın dervişlerin.

Dervişleri Hakk sever,

Kur’an içinde över,

Allah’a doğru gider,

Yolları dervişlerin.

Bu Eşrefoğlu Rumi

Dervişlerin küçüğü,

Abdulkadir Geylâni,

Sultan-ı dervişlerin.

 

Eşref oğlu RUMİ

 

 

 

 

 

 

 

 

ZE DERVİŞLER GELİR

Anasayfa'ya dönüş

Ben bu aşka düşeli, Allah’la bilişeli,

Elleri yeşil asalı, Bize dervişler gelir.

Dervişler sürer safa , hükmeder kaf’tan kaf’a,

Bize geldi Mustafa, Bize dervişler gelir.

Üçler yediler kırklar, Yüzü nûrlu balıklar,

Ak sakallı pirler, Bize dervişler gelir.

Bölük bölük dervişler, Hakk’ın buyruğun işler,

Mü’min eder kardaşlar, bize dervişler gelir.

Dost bahçesi gülünden, Ballar akar dilinden,

Yunus şeyhin ilinden, Bize dervişler gelir.

 

Yunus EMRE

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

DERVİŞ OLAN AŞIK GEREK

Anasayfa'ya dönüş

Derviş olan aşık gerek,

Bağrı anın yanık gerek,

Hem yolunda sadık gerek,

Can gözleri açık gerek.

Alçaktan alçak yürüye,

Toprak içinde çürüye,

Aşk ateşinde eriye,

Altun gibi sızmak gerek.

Candan gör şeyhinin özün,

Ayırma izinden izin,

Mürşid-i Kâmil’in sözün,

Atılmış ok bilmek gerek.

Söz bilip haber anlayan,

Anlamaz durup danlayan,

Evliya nutkun dinleyen,

Karnını tok bilmek gerek.

Niyazi MISRÎ

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

DOSTU SEVER GEÇERİM

Anasayfa'ya dönüş

Yüzüm kara elim boş, dostu sever geçerim,

Dünya ile başım hoş, dostu sever geçerim.

Sofuyum der gezerim, Hırkam tacım düzerim.

Nice gönül bozarım, dostu sever geçerim.

Dışım eyidir eyi, içim dop dolu ayı,

Böyleyken gönül evi, dostu sever geçerim.

İnanmanız sözüme, bakmanız dış yüzüme,

İçimde bin putum var, dostu sever geçerim.

Tesbihim var elimde, nem var ise dilimde,

Nesne yoktur hal’ımda, dostu sever geçerim.

Nefsim beni azdırdı, bir kıl ile gezdirdi,

Bu ne aceb sözdürür, dostu sever geçerim.

Seyyid Seyfi yarimi, isterim didârını,

Terk etmedim ârımı, dostu sever geçerim.

Seyyid NİZAM OĞLU

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

GÜL DALINA GÜL DALINA

Anasayfa'ya dönüş

Gül dalına, gül dalına,

Bülbül konar gül dalına,

Şu dervişi deli sanıp ,

Gül bakalım gül halına.

rtında vardır hırkası,

Onlardır insanın hası,

Dünya imtihan dünyası,

Gel gülme derviş halına.

Neylerse hep haldan eyler,

Dilinde Mevlâ’yı söyler,

Daim Allah’ı zikreyler,

Sen de gel gir Hakk yoluna.

Bu yola her can dayanmaz,

Gafil gafletten uyanmaz,

Hakk’ın nûr’una boyanmaz,

Boyanda gel Hakk yoluna.

 

Mustafa İNCEDİL

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

SEN DERVİŞ OLAMAZSIN

Anasayfa'ya dönüş

Derviş bağrı taş gerek,

Gözü dolu yaş gerek,

Koyundan yavaş gerek

Sen derviş olamazsın,

Sen Hakk’ı bulamazsın.

Döğene elsiz gerek,

Söğene dilsiz gerek,

Derviş gönülsüz gerek,

Sen derviş olamazsın,

Sen Hakk’ı bulamazsın.

Doğruya varmayınca,

Mürşide ermeyince,

Hakk nasip etmeyince,

Sen derviş olamazsın,

Sen hakk’ı bulamazsın.

Derviş Yunus gel imdi

Ummanlara dal imdi,

Ummana dalmayınca,

Sen derviş olamazsın,

Sen Hakk’ı bulamazsın.

Yunus EMRE

 

 

 

 

 

 

 

İNCİTME GEL DERVİŞLERİ

Anasayfa'ya dönüş

Dînin imânın var ise Hor görme gel dervişleri

Cümle alem muştak durur, Görmekliğe dervişleri.

Ay ve güneş maşuk durur, Dervişlerin sohbetine,

Feriştahlar tesbih okur, Zikrederler dervişleri.

Ol Muhammedil Mustafa, Derviş idi gönlü safa,

İstersen ondan vefa, İncitme gel dervişleri.

İncidirsen ah ederler, Gözsüz olasın yedeler,

Aslın kökün kurudalar, İncidirsen dervişleri.

Derviş oku uzak atar, Deymeden hiç cana batar,

Gafil olma yırtar tutar, Hor görme gel dervişleri.

Tersalar tevbeye gelir, Taht ıssılar zebûn olur,

Dağlar taşlar secde kılur, Göreceğiz dervişleri.

Yer gök eder hırka hakkı, Himmetleri olsun bâki,

Çün padişah oldu sâkî, Esrüdîler dervişleri.

Dört kitabın manasını Günde bin kez okur isen,

Yarın piranı görmezsin, Sevmezsen dervişleri,

Bu dervişler bir kuşdürür, Allah ile bilüşdürür,

Bilmeyene bir düşdurur, Kande göre dervişleri.

Dertli kişi bilir bizi, Daim sorar halimizi,

Kördür münkirlerin gözü, Görmeyiser dervişleri.

Yunus eydür bu aşk geldi, Ölmüş canım diri kıldı,

Senlik benlik dilde kaldı, Göreceğiz dervişleri.

Yunus EMRE

 

 

 

 

 

 

 

 

 

YEMEN ELLERİNDE VEYSEL KARANİ

Anasayfa'ya dönüş

Rumda acemde aşık olduğum,

Yemen illerinde Veysel Karanî,

Hak peygamber sevdi ve dostum dedi,

Yemen illerinde Veysel karanî.

Anasından doğup dünyaya geldi,

Melekler altına kanadın yaydı,

Resûlün hırkasın tâcını giydi,

Yemen illerinde Veysel Kâranî.

Erenler önünde kemer belinde,

Ak nurdan beni var o sağ elinde,

Veys sultan derler Hak divanında,

Yemen illerinde Veysel Kâranî.

Sabah namazını kılar giderdi,

Gizlice Rabbına niyaz ederdi,

Anın işi gücü deve güderdi,

Yemen illerinde Veysel Karanî.

Bin deveyi bir akçeye sürer giderdi,

Anında nısfını zekat ederdi,

Develer bilesince tevhid ederdi,

Yemen illerinde Veysel karanî.

Elinde asası hurma dalından,

Asla hata gelmez onun dilinden,

ninde hırkası deve yününden,

Yemen illerinde Veysel Kâranî.

 

 

 

 

Yastığı taş idi, döşeği postu,

Cennetlik eylemek ümmeti kasdı,

Hakk’ın sevgilisi, Habîbin dostu,

Yemen illerinde Veysel Kâranî.

Anasından destûr aldı durmadı,

Kâbe yollarını geçti boyladı,

Geldi ol Resûlün evde bulmadı,

Yemen illerinde Veysel Kâranî.

Peygamber mescitten evine geldi,

Veys’in nûr’unu kapıda gördü,

Sordu Fatıma’ya eve kim geldi,

Yemen illerinde Veysel Kâranî.

Yûnus eydur gelin biz de varalım,

Ayağın tozuna yüzler sürelim,

Hak nasip eylesin komşu olalım,

Yemen illerinde Veysel Kâranî

Yûnus EMRE

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

BEN DERVİŞİM DİYENE

Anasayfa'ya dönüş

Ben dervişim diyene bir ün edesim gelir,

Tanıyuben şimdiden Varup yetesim gelir.

rat kıldan incedir kılıçtan keskincedir,

Varıp anın üstüne, evler yapasım gelir.

Altında gayya vardır, İçi nar ile pürdür,

Varıp ol gölgelikte, Biraz yatasım gelir.

Ta’n eylemen hocalar, Hatırınız hoş olsun,

Varuben ol Tamu’da biraz yatasım gelir.

Andan Cennete varam, Cennette Hakkı görem,

Hûri ile gılmanı, bir bir koçasım gelir.

Derviş Yunus bu sözü, Eğri büğrü söyleme,

Seni sigaya çeker, Bir molla Kasım gelir.

Yûnus EMRE

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

AŞKIN ELİNDEN

Anasayfa'ya dönüş

Bilmem nideyim, Aşkın elinden,

Kande gideyim, aşkın elinden.

Dinle zârımı, Kodum ârımı,

Verdim zârımı, Aşkın elinden.

Varım vereyim, Kadre ereyim,

Uryan olayım, Aşkın elinden.

Meskenim dağlar, Göz yaşı çağlar,

Durmaz kan ağlar, Aşkın elinden.

Kadim yay oldu, bağrım nay oldu,

İşim zâr oldu, Aşkın elinden.

Yunus’un sözü, Doğrudur özü,

Kan ağlar gözü, Aşkın elinden.

Yûnus EMRE