Zikrullaha Başlama Usulü:
Herkes abdestli olup, diz çöker ve Allahu Teâlâ'yı, Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem)'i, kendi kabahatlarını, mahşeri, mizanı, ölümü düşünerek huzur eder.
Huzur-u Rabıta nasıl yapılır ?
Huzur-u Rabıta Şöyledir:
1-) Cenâb-ı Hakk Teâlâ hazretleri bana benden yakın. Ben O'nu görmüyorum ama O beni görüyor.
2-) Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem) Efendimiz hazretlerinin nuru Nübüvveti güneş gibi üzerime doğmuş. O'nun manevi ziyası altındayım.
3-) Hazreti Pir Şeyh Abdulkadir Geylani Efendimizin (kaddesallâhu sırrehu) sağ eli başımın üstünde O'nun hıfzı himayesi altındayım.
4-) Bu oturan ben değilim Şeyhim Hacı Muhammed Bilâl Nâdir hazretleridir, der.
Huzur-u Rabıta her zaman yapılmalıdır. Ya Şeyhini elbise gibi üzerine giymiş yahut da kendi yok O var. Böyle huzur ede ede İlk defa Şeyhte, sonra Rasulullah (Sallallahu aleyhi vesellem)'da, daha sonra Hakk Teâlâ'da fani olur. Fani yok olmaktır. Kimde var olacaksa onda var olur. Kendisi yok o vardır. Hakk Teâlâ da fani; Hakk Teâlâ'nın vücudundan başka bir şey kalmaz, O hâldir dille anlatmakla anlaşılmaz.
Her nereye baksam Şeyhim kendi var,
Şimdi boynumuzda Şeyh kemendi var.
Bu, huzurla çalışmayla olur. Zikre başlarken, boş zamanlarında, ders çekerken ne kadar huzurlu olabilirsen o kadar iyidir.
İlk önce Kur'ân okunur. Kur'an'da hangi âyetin manasını biliyor ve iyi okuyorsa onu okur. Değilse iyi ezberlemiş olduğunu okur. Okunacak Kur'ân miktarı bir aşırdan az olmaz (Bir aşır bir Fatiha "Elhamdülillah" sûresi kadardır). Ondan fazla da okuyabilir. Kur'ân dinlerken aşka gelip zikrullah başlarsa, o zikir durdurulmaz. Eğer şahadet kelimesi getirilerek zikrullah durdurulursa kaynayan bir kazanın içine soğuk su dökmüş gibi olur, millette aşk, feyz kalmaz. Tekrar o hâli bulma zor olur. Aşk. feyz evvelki gibi gelmez veya hiç gelmez. Kur'ân okunup bittikten sonra zikrullah kendiliğinden başlamazsa hep bir ağızdan;
a-) Estağfirullah'el azim aman yâ Rabb'i Min külli zembin tevbe yâ Rabb'i.
b-) Salâvat-ı Şerîfe; Allahümme Salli alel Mustafa bedî'ül Cemâli ve bahril vefa ve sellim aleyhi kema yenbaği es-sadık Muhammed Aleyhis-selâm.
c-) Sallallahu Rabbuna Ale'n-Nur'îl Mubin Ahmed'el-Mustafa Seyyid'el-Mürselin.
d-) Biz severiz Cihar-ı Yâr'ı Veli'yi, Ebû Bekir, Ömer, Osman, Ali'yi Hû.
e-) Yâ Ahad, yâ Samed, Sallû Alâ Muhammed.
f-) Entel Hâdi entel Hakk, Leysel Hâdi illâ Hû
g-) Adem'i Safiyyullah Lâ ilâhe illallah,
Hz.Nuh Nebiyyullah, La ilâhe illallah.
İbrahim Halîlullah, Lâ ilâhe illallah.
Mûsâ’yı Kelîymullah Lâ ilâhe illallah
Hz. İsa Ruhullah, Lâ ilâhe illallah.
Muhammed Rasulullah, Lâ ilahe illallah.
h-) Hasbî Rabbî Cellallah, Mâfî galbî gayrullah, Nûr Muhammed Sallallah, Lâ ilâhe illallah.
Bunlar sırası ile üç, beş, yedi veya on bir defa milletin iştahına göre hep bir ağızdan koşma olarak söylenir. Sesle ve acele etmeden, diğerleri de onu takib ederek zikre başlanabilir. Bu durum toplumun o andaki iştahına göre değişir.
Zikrullah kendiliğinden başlamadı ise bir kişi: "Fa'lem ennehu Lâ ilâhe illallah" der.
Böylece zikrullah başlamış olur. Zikrullah başlayınca, zikrullah arasında kaside söyleyecek kişi kaside söyler. [Zikrullaha başlarken salâvat-ı şerîfeyi çok getirmek, zikrullah esnasında Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem)'in,tarikatının, Şeyhinin üzerine kaside söylemek zikrullah evvelinde, esnasında ve sonunda, mansar. haliliye, kudüm çalmak bunları yapmak caizdir. Aşkı arttırır.]
|
KONU BAŞLIKLARI (EHLİ SÜNNET GÖRÜŞÜNDE BİRLEŞELİM) |
KONU BAŞLIKLARI (TÜM KİTAPLAR) |