Ziyarette Nafile Namaz Kılmaktan Soruyorlar:
Allahu Teâlâ için değil, gösteriş için kılarsa o riya olur. Riya olan amelde kendi kabul olmadığı gibi daha evvel yaptığı amelleri de bozar. Her amel niyete bağlıdır. Adem (Aleyhis selam)'la iblis ikisi de Allahu Teâlâ'nın emrine asi geldi. İkiside cennetten kovuldu. İblis niyetini bozdu. Allahu Teâlâ alnıma böyle yazmış ilm-i ezeliyede benim nasıl olacağım sana malumdu. Senin ilminin içinde idi. Sen böyle takdir etmişsin dedi, suçu nefsine değil, Allahu Teâlâ'ya buldu. Adem (Aleyhis selâm )'a gelince;
Yarabbi! Ben kendi nefsime zulmettim, sen benî affet. Eğer sen beni affetmezsen ben zarar ziyan çekenlerden olurum."983 dedi. Suçu kendi nefsine buldu, affoldu. İblisin suçunun affolması niyet bozukluğundan, Adem (Aleyhis selam)'in suçunun affolması niyetinin düzgünlüğündendir.
Mü'minîn niyeti amelinden hayırlıdır. Münafığın niyeti yaptığından şerlidir."984
Niyet halis, iman selâmettir. Niyet fasık iman melâmettir."985
(Kenzü'l-İrfan, Hadîs No: 729)
"Yalandan hazer ediniz (sakınınız). Zira yalan ile iman cem olmaz (bir arada bulunmaz)."
(Kenzü'l-İrfan, Hadîs No: 733)
"Yalan söyleyenler ekîden (muhakkak) mel'undur (lanete uğramıştır)."
(Kenzü'l-İrfan, Hadîs No: 734)
"Bir defa yalan söyleyen üç defa lanete müstehak olur."
Küfür ikidir; çoğunlukla küfür affolur. Öbürü (küfr-i inadi) hiç affolmaz. Ebû Cehil küfr-i inadî idi. O kadar mucizeler gördüğü halde iman etmedi. Küfr-i inadi karşının haklı doğru olduğunu bilir. Bile bile inkar ve inad eder. Hz. Ömer (Radiyallâhu anhu) ile Hz. Halid (Radiyallâhu anhu)'in ki affoldu. Buna da küfür derler. "Ben haklıyım, doğruyum! Muhammed yanılıyor" der. Bu haklıyı, gerçeği, doğruyu anlayınca hemen kalbine Allahu Teâlâ ilham eder, müslüman olur. Allahu Teâlâ:
Haksız adam öldürür veya zina ettikten sonra tevbe ederse günahlarını affetmeden başka sevaba çeviririm."986 buyürüyor. Hz. Ömer (Radiyallâhu anhu) ile Hz. Halid (Radiyallâhu anhu) küfürde idi. Peygamberimiz (Sallallâhu aleyhi vesellem)'de harikulade bir hâl görme ile hemen müslüman oldular. Yine Kur'ân-ı Kerim'de:
Onların kalbleri, kulakları, güzleri Allah tarafından kara mühür ile mühürlenmiş, katılaşmış, onlar hidayete eremezler."987 buyuruluyor.
Yunus (Aleyhis selâm)'un kavmi küfürde idi. Belâ gelince tam inandılar. Yalvaracakları, duayı bilmiyorlardı. Yunus Aleyhis selâm) ve taraftarlarını aradılar, hepsi kaçmıştı. Kralları; insan, hayvan, kadın, erkek ne varsa ovaya çıkardı. Havada ateş bulutları vardı. Peyder pey ateş düşüyor, su ile de sönmüyordu. Yunus (Aleyhis selâm)'un dediği çıkmıştı. Kralları;
- Her hayvanı yavrusundan, kadınları da çocuklarından ayırın" dedi, ayırdılar, hepsi bağırmaya başladı, kendisi ortalarına geçip;
- Bilsem sana Yunus'un ettiği gibi dua edeceğim. Bizim bu bağırmamızı Yunus'un duası gibi kabul et. Yunus'u bulduğumuzda hem ben, hem kavmimi Yunus'a iman ettireceğim." dedi. Ateş bulutları dağıldı, belâ kalktı. Hepsi kâfir, hepsi cünüp, hepsinin başı açıktı. Allahu Teâlâ bağırmalarını kabul ediyor.
Firavun'un veziri Haman, Musa (Aleyhis selâm)'nın elbisesi gibi giydi, kendi sakalını, şeklini O'na benzetti. Musa (Aleyhis selâm)'ın dili kekeçti.988 Aynı Musa (Aleyhis selâm) gibi kekeleyerek geldi. O'nun gibi kekeleyerek "Sizi Allah'ın birliğine, benim hak Peygamber olduğuma inanmaya davet ediyorum." dedi ve onları güldürdü. Fakat Haman küfürde idi. Firavun suya gark olarak helak oldu. Haman suya gark olmadı.
Musa (Aleyhis selâm):Yâ Rabbi! Haman'ı niçin helak etmedin? dedi.
Allahu Teâlâ:O'nun görüşüne göre kendi kendini, kendi dinini haklı sanıyor. Kendisini de sana benzetti. Diğerlerini helak ettim, ibret alır diye O'nu helak etmedim, buyurdu.
Allahu Teâlâ, Musa (Aleyhis selâm)'nın taklidini yapıp, Firavun'u güldürmek gayesi ile komiklik, komedyenlik yapanı helak etmiyor, hidayete getirmeye» çalışıyor. Oysa Allahu Teâlâ'yı severek zikredenlere de "delâlettedir" diye söyleyenler var.
Hz. Pir'in müridleri zikrullah ederken hocanın biri
pencereden içeriye başını girdirmiş, zikredenlere bakıyor. Hoca o gece
rüyasında; kıyamet kopmuş, zebaniler kendisini cehenneme götürüyorlar. Hz. Pir
önlerine çıkıp "Bunun başı zikrullah meclisinde bulundu. Başını size vermem,
gövdesini cehenneme atarsanız atın." dedi. Hz. Pir, Hoca'nın başından,
Zebaniler de ayaklarından çektiler. Hz. Pir kuvvetli gelip ellerinden aldı. Hoca
uyandı, tevbe istiğfar getirdi. Hz. Pir'e geldi ve müridi oldu. Zikir meclisinin
penceresinden içeri başını sokup, sabahtan onları alaya alma maksadı ile bakanı
Allahu Teâlâ rüyada gösterip, hidayete getiriyor. Bizim bundan ibret almamız
lazımdır. Allahu Teâlâ bizim düzelmemizi ne kadar istiyor. Zikrullah edenleri ne
kadar kayırıyor.
Biat elden verilir mi? Bilal Nadir Hz.leri elden biat vermiş midir ?
Bu zamana kadar bir tek erkeğin bile elinden tutup biat vermediğim halde, kadınların elinden tutup biat verdiğim yaygarasını yapıyorlar. Bir kimsede Şeyhlik hâli olmazsa bütün dünyanın hepsini kendine biat ettirip ders verse sonu akim, kesik, kısır olur, dağılır. Sen de hakiki Şeyhlik hâli olursa bir mağara kazıp kapısını belirsiz edip örsen kimseye kapısını göstermesen herkes rüyasında, huzurda görür, başına toplanır ve kimse engel olamaz. Zahir âlimlerine ve Şeyhlere söylüyorum, Peygamberimiz (Sallallâhu aleyhi vesellem):
"Benden sonra benim ümmetim yetmiş üç fırkaya ayrılır, yetmiş ikisi cehennemlik olur, bir tanesi kurtulur. Kurtulan fırka, ben ve benim ashabım ne yolda, ne itikadda isek ondan ayrılmayanlardır"989 buyuruyor.
Yedi cild kitap yazdım, her biri altı yüz sayfa civarındadır. Sadece ehl-i sünnet görüşünü savunuyorum. Aksini iddia edenlere derim ki, siz de sadece ehl-i sünnet görüşünü, itikadını savunan altı yüz sayfalık bir kitap yazın. Çünkü ümmet fesada gitmiş, sünneti fesada götürmek istiyorlar.
Bid'at çoğalmış, âyet, hadîs, ehl-i sünnet görüşleri milletten peyder pey siliniyor. Bizlerin âyet ve hadîslerle ehl-i sünnet görüşünü yaymamız lazımdır.
Ehl-i sünnet görüşü âyet ve hadîsten milim ayrılmaz. Yetmiş
iki bâtıl mezheb görüşünün her birinin âyete, hadîse ters gelen tarafları var.
Onun için bâtıl oluyor. Her müslümanın itikadta mezhebi ehl-i sünnet, amelde
mezhebi Hanefi, Şafii, Mâliki, Hanbeli bunlardan birisidir.
|
KONU BAŞLIKLARI (EHLİ SÜNNET GÖRÜŞÜNDE BİRLEŞELİM) |
KONU BAŞLIKLARI (TÜM KİTAPLAR) |