Allah'u Teâlâ bir kafirin
duasını
Allah'u
Teâlâ iblisin; bir çok dileklerini
İblis:
-
-
Senin meskenin mezbelelik ve çöplüktür buyurdu. İblis:
-
Adem oğullarına kitap ve peygamberler göndereceksin benim kitabım nedir? dedi.
Allahu
Teala:
-
Malayani, faydasız boş sözler, şiir ve hicviyeler de senin kitabın olsun,
buyurdu. İblis:
-
Ya benim peygamberlerim deyince Allahu Teala:
-
Cadı, kahin ve sihirbazlar
-
Ben nerede oturacağım dedi. Allahu Teala:
- Evin
hamamlardır buyurdu. İblis:
- Ya yiyeceğim?
deyince: Allahu Teala:
- Besmelesiz
yenen yemekler de senin yiyeceğin olsun buyurdu. İblis:
-
Ya benim suyum hangisi olacak diye sordu. Allahu Teala:
-
Sarhoş eden içkiler senin suyun olsun buyurdu. (Envarü'l-Aşıkîn, Sayfa: 44-45)
Yunus
(Aleyhisselam)'ın kavmi kafir iken Allah'u Teala'ya dua ettiler Allahu Teala
dualarını
Allah'u
Teâlâ, Adem (Aleyhis-selâm) cennette iken, Adem (Aleyhis-selâm)'ın sağ
eğesinden Havva Anamızı yarattı. (Bir benzeri Mir'ât-ı Kâinât, Cild 1,
s.109-110; Muhtar'ül- Ehadîsin Nebeviyye, Hadîs No: 163; Mevâhib-i Ledünniyye,
Cild 1, s. 30 benzeri.) İblîs cennetten kovuldu. Cennetin kapısına kadar gelir,
içeri giremezdi. Tavus kuşu, yılan bunun ikisi cennetten dışarı çıktı. İblîs
onlara çok ağladı:
-
Sizde cennetten çıkacaksınız, kovulacaksınız. Adem'le Havva da çıkacak dedi.
İblîs sihirle bir boncuk oldu. Yılanla, tavus kuşu onu ağzına alıp cennete
götürdü. İblis tekrar insan suretine döndü. Bu sefer yemin etmeğe başladı.
(Sûre-i A'raf, Âyet 21) (İlk yalan yere yemin etmek böylece başladı.)
Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem)
doğana kadar iblis cennetin kapısına kadar giderdi. Peygamberimiz (Sallallahu
aleyhi vesellem) doğunca iblise göklere çıkmak yasaklandı.
Kovuldu
göklerden çıkamaz şeytan
Halas oldu zalim
zulmunden insan
Bir avuç
toprakla kör oldu düşman
Tenha çöl yoluna
daldığı gece.
Şimdi
şeytan iblis, kulak hırsızlığı olarak göğe çıkar. Allahu Teala melaikelere o
şeytanlara yıldırım attırır. (Sure-i Saffat, Ayet 10) Yıldırım şeytanı kovalar.
Dikkat edilirse yıldırım düştüğü yerde düz gitmez sağa-sola bükülerek gider.
Gittiği yere geri gelir. Bir şeyi kovaladığı belli.
(Sûre-i
A'raf, Âyet 18-19)
“(Allah'u
Teâlâ buyurdu ki: Ey Âdem! Sen ve eşin cennete yerleşin, dilediğiniz yerden
(bol bol) yeyin. Ancak şu ağaca yaklaşmayın, sonra zalimlerden olursunuz.
Allah
buyurdu: Haydi sen yerilmiş ve kovulmuş
olaraktan oradan çık! Yemin ederim ki onlardan kim
İblis cennette:
-
Siz şu ağaçtan yemezseniz Cennet'ten çıkacaksınız, diye yemin etti ve Havva
Anamızı inandırdı. Havva Anamız ondan yedi. (Mir'ât-ı Kâinât, Cild 1, Sayfa:
110-111; Mevâ-hib-i Ledünniyye, Cild 1, s.30-31; Envâr-ül Aşıkîn, Sayfa: 41)
Havva
Anamız Adem (Aleyhis-selâm)'e İblîs'in yemin ettiğini ve kendini inandırdığını
kendinin o ağaçtan yediğini söyledi. Adem (Aleyhis-selâm) yese Allah'u
Teâlâ'nın emrine karşı gelecek, yemese Havva'dan ebediyyen ayrılacağını
düşündü. En son Havva'dan ayrılmamak için yemeğe karar verdi ve yedi. Halbuki
yemese bir şey olmayacaktı, o da yedi. (Envâr'ül-Aşıkîn, s.41) İkisinin
üzerindeki elbiseler soyuldu düştü.
(Sûre-i
Araf, Âyet 22)
“Böylece
onları hile ile aldattı. Ağacın meyvesini taddıklarında çirkin yerleri, avret
mahalleri kendilerine göründü. Ve cennet yapraklarından üst üste yamayıp
üzerlerine örtmeye başladılar. Rabb'leri onlara:
- Ben sizi o ağaçtan men etmedim mi? Ve şeytan size
apaçık bir düşmandır demedim mi? diye nida etti.” (Mir'ât-ı Kâinat, Cild 1, s.
111; Gunyet'üt Talibîn, S. 372)
Mahrem yerlerini örtünmek için ağaçlardan yaprak
istediler, yalnızca incir (yemiş) ağacı yaprağından verdi (Mir'ât-ı Kâinât,
Cild 1, s. 112) Öylece lânet toku Adem (Aleyhis-selâm)'e de geldi, boynuna
takıldı.
(Sûre-i
Araf, Âyet 24)
Allah buyurdu: Birbirinize düşman olarak inin, sizin için
yeryüzünde bir süreye kadar yerleşip kalma ve yaşayıp faydalanma vardır.”
Cennetten sürülen yılan, tavus kuşu, şeytan Adem
(Aleyhis-selâm) ve Havva hepsi birbirine düşmandır.
Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem) buyuruyor:
- İki karayı öldürün. Namazda isenizde biri yılan diğeri
akrep. (Sünen'ün Neseî, Cild 3-4, Hadîs No: 1203) Bu ikisi ile cennetten
kovuldukları günden beri sulh muahedesi yapmadık. (Ramuzu'l-Ehadis, Hadis No:
5116)
Bazı sofuların, dervişlerin yılan tuttukları bu hadis-i
şerife göre yanlıştır.