ALLAHU TEALA'NIN PEYGAMBERİMİZ
(SALLALLAHU ALEYHİ VESELLEM)'E VERDİĞİ
ÖNEM
Allahu
Teala Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem)'e verdiği önemi hiç bir
yaratığa vermemiştir. Yerde, gökte, melekler, Peygamberler onsekizbin alem
bütün mükevvenat yaratılan her şeyi Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem)
hürmetine yaratmıştır.
«Ey
Habibim! Sen olmasaydın yerleri, gökleri bütün mükevvenatı yaratmazdım.»
(Mir'at-ı Kainat, Cild 1, Sayfa: 414)
Bu
zamanedeki bilhassa yeni yetişen alimlerimizin bir çokları Peygamberimiz
(Sallallahu aleyhi vesellem)'in her şeyini kısıtlayıp söylemeyip basitleştirip
küçümseyip söyleye söyleye yaza yaza şimdiki millete, Peygamberimiz (Sallallahu
aleyhi vesellem)'e karşı onu sevmeye sünnetine tabi olmaya onu tam takdir
etmeye değil kısıtlama küçültme Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem)'in
mucizelerini basitleştirmeye çalışıyorlar. Allah'a tabi olduğunuz gibi Resulune
tabi olun (Sure-i Nisa, ayet 59; Sure-i Maide, Ayet 92) ayetine göre Allah'ın
ayetlerine nasıl önem veriyor, söylüyor , yapıyorsak yaptırıyorsak
Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem)'in sünnetlerine, hadisi şeriflerine
onları değerlendirmeye de aynı önemi verip çalışmamız lazımdır. Aksi takdirde
bu ve benzeri ayetlere bir çok hadisi kudsilere karşı gelmiş oluruz. Ve Allahu
Teala'nın huzurundan mahşerde kavulmamıza sebeb olur. Çünkü münafıklıkların abdesti,
namazı, orucu, haccı, zekatı her şeyi tamam. Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi
vesellem)'i, sözlerini, Allahu Teala'nın bazı ayetlerini yalanlamaya
çalışıyorlar. Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem) tam hakkı ile sevenler
Allahu Teala'yı şiddetle sever. (Sure-i Bakara, Ayet 165) Allah'ı sevmenin
alameti onun sevgili habibini ve onun yolunda gidenleri sevmektir. Bunlardan
sevgi kesilirse azalırsa Allahu Teala'dan sevgi kesilmiş azalmış olur. Ayette
ki Allah'ı şiddetle sevin dediğinden olmaz. Bir köpek her ne kadar çok havlasa
saldırsa sahibi hatırlı ise sahibinin hatrı için köpeğe taş atmazlar. Allahu
Teala'nın kulu ve Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem)'in ümmeti olan
Allahu Teala'nın emirlerini yapıp yasaklarından sakınanlar sana her ne kadar
nefsine ağır gelecek şekilde saldırsa hoş karşılaman lazım. Bu ise bizzat
Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem)'in sünnetlerini sözlerini
hadislerini mucizelerini kısıtlarsa o kimse ne Allah'ı ne Resulullah'ı ne de
islamiyeti sevmiyor demektir. Ölçü Allahu Teala. Kur'an-ı Kerim'de hadisi
kudsilerde Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem)'i ne kadar fazla övüyor
ise ondan ne aşağı düşürmek ne de fazla ileri gitmek olmamalıdır.
Peygamberimiz
(Sallallahu aleyhi vesellem)'i överken Allah'u Teâlâ'nın ayet ve hadîsi
kudsilerde övdüğü gibi hiç bir yaratıkta ve yaratılanda olmayan hiç kimseye
mahsus olmayıp bir tek Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem)'e mahsus olan
yönleri ile övmemiz lazımdır. Bunlar şunlardır:
1- “Ey
Habibim! Seni alemlere rahmet olarak gönderdim.” (Sure-i Enbiya, Ayet 107)
Ben seni başka bir şey için değil alemlere rahmet olarak
gönderdim. (Mir'at-ı Kainat, Cild 1, Sayfa: 425) Bütün onsekizbin aleme rahmet
olarak gönderilen tek şahıs Peygamberimiz (sallallahu aleyhi vesellem)'dir.
* * *
2- “O
Muhammed bütün Peygamberlerin baştacıdır.” (Sure-i Ahzab, Ayet 40)
Bütün Peygamberlerin baştacı olan Peygamberimiz
(sallallahu aleyhi vesellem)'dir. Bu meziyet hiç bir yaratıkta yoktur.
Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem)'de ki olan özellikleri Allahu Teala
hiç bir yaratılanda olmadığını Kur'an-ı Kerim'de ve Hadis-i Kudsilerde bir çok
defalar överek saymaktadır. İşte Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem) o
meziyetleri ile övülür.
* * *
3- “O gün
her ümmetin içinden kendilerinin üzerine birer şahit göndereceğiz. Ayrıca seni
de onların üzerine tam bir şahit olarak getirdik. (Her Peygamber kendi ümmetine şahit
peygamberimiz (sallallahu aleyhi vesellem hem kendi ümmetine hem diğer
peygamberlerin ümmetlerine şahittir.) Bu
kitabı da sana her şey için bir açıklama bir hidayet ve rahmet kaynağı ve
müslümanlar için de bir müjdeci olarak indirdik.” (Sure-i Nahl, Ayet 89; Sure-i
Nisa, Ayet 41)
* * *
4- “Sana
şefaat etme izni verecek de hoşnut olacaksın.“ (Sure-i Duha, Ayet 5)
Her peygamberin şefaatı bir miktar ve kısıtlı her
evliyanın şefaatı bir miktar ve kısıtlı Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi
vesellem)'in şefaatınde ise kısıtlama yok. Peygamberimiz (Sallalahu aleyhi
vesellem) Allahu Teâlâ'ya: «Yeter ya Rabbi, ben kurtarabildiğim kadar
kurtardım, bundan fazlasını istemiyorum dedirinceye kadar Allahu Teala şefaat
etme izni verecek. Bu hasletler hiç kimsede yok. Misal:
Padişahın hazinesi yarılmış, altınlar çalınmış, padişah
merakından gece yatmıyor. Hırsızın tekrar gelmesini bekliyor. İki kişi gelmiş
onlara padişah:
- Ben
altınları çalmaya geldim. Onlar:
- Biz çalarız bizimle çalış demişler. Padişah birine:
-
Senin marifetin ne? O:
- Ben gece ayın karanlığında gördüğüm insanı gündüz
şaşırmam tanırım. O birine:
-
Senin marifetin nedir?
- Hiç açılması yarılması çalınması imkansız, yeri
belirsiz olan yerleri görürüm, bilirim, yararım alırım kimse farkında olmaz.
Padişaha sormuşlar:
- Ya
senin marifetin nedir? Padişah:
- Benim marifetim asılacak insanı kurtarmak istersem bir
bıyık bükmeye kurtarırım demiş. Hazineyi yarmışlar padişah bunları yakalatmış
mahkeme asılmalarına karar vermiş. Asılacakları zaman arkadaşı karanlıktan
tanıyana :
- Bu cemaatın içinde bizi asılmaktan kurtaracak var mı
bak bakalım. O:
- Padişah
demiş. O biri:
- Ey soygun
arkadaşımız bıyık bükme günü geldi. Ne duruyorsun. bıyığını bükte bizi
asılmaktan kurtar demiş. Padişah bıyığını büküp aşağı çekerse asarlar. Bıyığını
büküp yukarı kaldırırsa bırakırlar. Padişah bıyığını bükmüş yukarı kaldırmış
adamları yanlarına çağırmış sizinle arkadaşlığımız, soygunculuğumuz devam
edecek. Bu zamana kadar benim sarayı hazineyi yardınız. Bundan sonra size her
imkanı vereceğim. Düşmanların hazinesini yaracaksınız. Beraber bölüşelim demiş
ve padişah onlar aynısını yapmışlar hazine evvelkilerden çok fazla yüklü
altınlarla dolmuş bizde aynısıyız. Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi
vesellem)'in yaptıklarını mucizelerini Allahu Teala'nın Kur'an-ı Kerim'de,
Hadis-i Kudsilerde Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem)'e verdiği önemler
onları kısıtlamak padişah olan Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem)'in
hazinesini yarmaya benzer. Bunlar doksan derece dönüş yapıp Peygamberimiz
(Sallallahu aleyhi vesellem)'i tam hakkı ile ayetlerde, hadisi kudsilerde
Allahu Teala'nın övdüğü gibi överlerse Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi
vesellem) bıyığını yukarı büker. Kendilerini asılmakdan kurtarır, yoksa o
Allah'ın mahkeme-i kübrasından hiç kimse kendisini kurtaramaz.
* * *
5- “Kim
Resûlüne itaat ederse Allah'a itaat etmiş olur.“ (Sure-i Nisa, Ayet 80)
Allahu Teala kendine itaatle, Resulüne, Habibine
Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem)'e itaatı aynı sayıyor. Allah'a itaat
farzları yapmak, Resulüne itaat sünnetlerini yapmaktır. Resulullah'ın sünnetini
yapmak her ne kadar önemliyse bilhassa
alim olup yaşlı olanlar için sünneti ihmal terk etmekte o kadar Allahu Teala
yanında mes'uldür, tehlikelidir.
“Bid'at ehli cehennem ehlinin köpekleridir.”
(Ramuzu'l-Ehadis, Hadis No: 995)
“Bir kimse bid'at ehli birini Allah için buğuz ederek
kovar ise.... kıyamet günü Allah onu bütün kötülüklerden emin kılar.”
(Gunyetü't-Talibin, Sayfa: 248)
“Bir kimse bid'at ehli birini sevinçle karşılar ve onu
sevindirir ise... Muhammed'e gelen Kur'an'ı hafife alıp küçümsemiş olur.”
(Gunyetü't-Talibin, Sayfa: 248)
Kurs binası yaptırıyoruz, cami yaptırıyoruz şu hayır
işini yaptırıyoruz diye sergi ile makbuzla yurt içinde, yurt dışında bazı
münafık, fasıklar islamiyeti sevmeyenler, islamiyete söz dokundururlar. Sizin
dininiz şu değil mi? İşte en büyükleriniz dileniyor diye kafirlerin,
münafıkların, fasıkların dillerini islam
dinini küçümseyerek islam dinine alay tarzında uzatırlar. İslamiyete
heveslenecek kimseyi nefret ettirir.
Herhangi bir kimsenin evi yarım kaldı para topluyoruz dersen o adam:
«Benim şerefimle mi oynuyorsunuz» der, razı olmaz. Allahu Teala'da onun dini de
bunların şerefi insanlarınkinden kat kat üstün değil mi? Biz parayla Kur'an
okumak, mevlid okumak, dilenmek, kötü alimler konularımızda bunları geniş
açıkladık. İleri baskılarımızda gelecek.
Hadis-i Şerif: «Dünya mel'undur. Dünyada olan (mal,
mülk)'de mel'un! Ancak Allah'ın zikri ve ona yaklaştıran şeylerle bilen ve
öğreten (kimse) müstesna!» (Riyazü's-Salihin (Aslı ve Tercümesi), Hadis No: 476,
Sayfa: 353; Marifetname, Sayfa: 527)
* * *
6- “Yemin ederim ki Allah'u Teâlâ mü'minleri minettar
buyurdu. Çünkü içlerinde kendilerinden bir peygamber gönderdi ki onlara Hakk
Teala'nın ayetlerini okuyor ve onları tezkiye ediyor ve onlara kitap ve hikmet talim
buyuruyor. Halbuki bundan evvel apaçık bir delalet içinde bulunmuş idiler.”
(Sure-i Ali İmran, Ayet 164)
124 bin
peygamberin içinde en büyükleri Kur'an-ı Kerim'de ismi geçen 28 peygamberdir.
Onların en büyükleri altı ulul azim peygamber olan Adem, Nuh, İbrahim, Musa,
İsa ve Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem)'dir. Peygamberimiz
(Sallallahu aleyhi vesellem) hariç ulul azim peygamberlerin en büyüğü Musa
(Aleyhis-selam)'dır. Çünkü o kelimullahtır. O kadar büyük olduğu halde hikmet
ilmi, ledün ilmi kendinde yoktu. (Sure-i Kehf, Ayet 65) Peygamberimiz
(Sallallahu aleyhi vesellem)'de o ledün hikmet ilmi, en fazla olup deryası,
menbağı deposudur.