BİZİM YAZILARIMIZI KÜÇÜMSEYEN VE
YANLIŞ GÖREN KÖŞE YAZARINA CEVAB
Zamanımızda
çok dindar görülen ve milletin dini konuda en büyük sevgisini kazanan bir çok
alimlerimiz var. Sapık mezheblerden, şii, vehhabileri ve Yezid'i savunan ve
daha bir çok yanlış görüşlere sahib olan din adamları ve yazarlar da var. Hepimiz
bu gibilerden çok sakınmamız lazımdır. Bu zamanede bunun gibi onbinlerce ve
daha da çok var. Bir tanesi benim hakkımda ağır ithamlarda bulunup yazı yazdı
şimdi o yazıyı ve ona verdiğim cevabı yazıyorum:
(Koyu
yazılan yazılar gazetinin yazıları ve açık yazılan yazılar bizim cevabımızdır.)
1. Soru: Camide Musafaha:
Gaziantep'ten SADİ BAYKUT'un suali:
(Mektubumun ekinde «Yolumuz
Ehl-i Sünnet» diyen bir yazarın kitabını gönderiyorum. Camilerde bedava olarak
dağıtılıyor. Ehl-i sünnete aykırı çok yeri vardır. Okuyup cevap verirmisiniz?)
Cevab: Kitab baştan sona hatalarla doludur. Nakli
esas almamaktadır. Bir kaç misal verelim:
Yazar; Camide her namazdan sonra
musafaha etmek sünnettir çünkü peygamber Efendimiz camide de musafaha etmiştir
diyor) Sonra musafaha etmenin faziletine dair hadis-i şerifleri bildiriyor.
Evet musafaha etmek çok sevabtır. Ancak İbn-i Abidin Hazretleri buyuruyor ki:
(Camide her namazdan sonra
birbiri ile musafaha etmek bid'attır. Şiilerin adetidir) (R. Muhtar, c.5,
İstibra bahsi)
Yine muteber eserlerde aynı
husus bildirildikten sonra adet etmeden namazlardan sonra camide ara sıra
musafaha etmenin caiz olduğu bildiriliyor.
1.
Soruya cevab veriyorum: HİLMİ KUTLUBAY
Gazete
yazarının camide musafaha sünnettir yazımıza itirazına cevap veriyorum. Gazete
yazarı musafaha hem bid'attır, şiilerin adetidir hem de caizdir diye yazıyor. Yani hem yapılır hem
yapılmaz diyor. Yapılmaz diyene karşı cevap yapılır, yapılır diyene karşı cevap
yapılmaz. Sayın yazar çok kaçamaklı konuşuyor. Zamanemizde saymakla bitmeyecek
dine islamiyete hiç yararı olmayan bid'atlar en müslüman sofu görülen adamlar
arasında yaygınlaşmıştır. En sevap olan musafaha mevlid, salavatı şerife,
Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi
vesellem)'i övme gibi şeyleri bid'atmış gibi gösterenlere sakın
kanmayın.
Bizim
dinimiz İslam, kitabımız Kur'an-ı Azimüşşan mezhebimiz İmam-ı Azam, İmam-ı
Şafii, İmam Maliki, İmam Hanbeli. İtikadda mezhebimiz Ehl-i sünnet vel cemaat
mezhebi, amelde mezhebimiz İmam-ı Azam Ebu Hanife mezhebi. Biz bize verilecek
cevabı şu kitapta yazıyor, bu böyle demiş diye rast gele söylenen sözleri kabul
etmeyiz. Bir çok kitaplara el karıştırılmış yazarı doğru ama ilaveler yapılmış.
Bazı kitapların yazarlarıda batıl mezheblerden. Onların ayet ve hadislere ters
düşecek şekilde konuştukları kabul edilmez. Sayın yazara söylüyorum;
-
Kabul edilecek rakib tanımayacak sözler sadece sırası ile şunlardır: Evvela
Allahu Teala'nın sözü, ondan sonra Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi
vesellem)'in sözü, ondan sonra da büyük zatların ayetle, hadisle veya ayete
hadise uygun sözleri ki onlar ayete ve hadise ters düşen söz söylemezler.
Kur'an'a ters düşecek sözü söyledi diye iddia etseler ya o zatın sözü değildir
veya ilave edilmiştir. Camide musafaha etmek sünnettir ve camideki musafahanın
diğer amellerden üstünlüğü çok fazladır.
Camide
musafahanın caiz olduğuna dair İmam-ı Gazali Hazretlerinin Huccet'ül-islam
isimli kitabında (Sayfa: 19) şöyle yazıyor:
Resul-ü
Ekrem (Sallallahu aleyhi vesellem) buyurdu ki: Ebu Süfyan'ın evinden çıktım,
ikindi vaktinde mescide girdim. Boyu ve boynu uzun, kaşı çatık bir kişi mescide
gelip dört rek'at namaz kıldı. Mihraba
yakın vardım. O kişiye nazar ettim. Namazdan sonra iki elini kaldırdı ağlayarak
dua etmeye başladı. Ben de elimi kaldırıp amin dedim. Duadan sonra sağ elini
bana uzattı, elimi hafifçe tutup selam verdi. Elimi üç kere salladı sonra
mescidden çıkıp gitti. Ben o kişinin bu hareketine taaccüb ettim dedi. Sonra Resul-i Ekrem (Sallallahu aleyhi
vesellem) Hazretleri Hazreti Ali (Radiyallahu anhu)'nin hane-i saadetlerine
gitti.
- Ya
Ali! Mescidde bir kişi gördüm namaz kıldı, sonra elimi tuttu ve üç kerre
salladı. Daha sonra mescidden çıkıp gitti dedi. O anda Cebrail (Aleyhis-selam)
gelip:
- Ya Muhammed!
Hakk Teala sana selam edip buyurdu ki:
- Mescid-i Saadette
elini tutan yiğidi tanıdın mı? Resulullah (Sallallahu aleyhi vesellem):
- Hayır
bilemedim dedi. Cebrail (Aleyhis-selam):
- O gördüğün
kişi Hızır idi. Seni ziyaret etmeğe
gelmişti dedi. (İyi dikkat et. Peygamberimiz (sallallahu aleyhi vesellem) ile Hızır
(Aleyhis-selam) camide musafaha ediyor) Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi
vesellem) buyurdu ki:
- Ya Ali! Hızır
(Aleyhis-selam)'ın sünneti sana vasiyet olsun buyurdu. Her kim bu minval üzere
musafaha eylese Hakk Teala Hazreti o kişiye Hızır sevabı misli sevab verilir.
Her bir parmağına bir yıllık ibadet sevabı verilir. Bu kişiler birbirinden
ayrılana kadar Hakk Teala Hazretleri ikisininde günahlarını af ve mağfiret edip
her günahına bedel bir sevab yazılır.”
Sayın yazarımızı
bu hadisi okumaya ve buna bid'attır diye yazdığına söylediğine Peygamberimiz
(Sallallahu aleyhi vesellem)'e karşı özür dilemeye davet ediyorum. Bizim muşlarla, mişlerle işimiz yok. Şu
kitapta yazıyormuş, şu şöyle demiş, bu böyle demiş, şöyleymiş, bizim bunlarla işimiz yok. Kesinlikle
yazdığım ayetlerin karşılığında ayet, hadislerin karşılığında hadis isterim.
Bana ve sözlerime öyle cevap verilsin.
Peygamberimiz
(Sallallahu aleyhi vesellem) “Benden sonra ben size Allahu Teala'nın ayetlerini
ve hadislerini bırakıyorum. Bununla çalışırsanız yanılmazsınız.” (Berika, Cild
1, Sayfa: 175-176; Ramuzu'l-Ehadis, Hadis No: 6258) buyuruyor. Her görüş her
fikir yanılabilir. Ayet, hadis yanılmaz.
Sayın gazete
yazarı! Yukarıda yazdığımız bu hadisin
müjdesini ve bunu yasaklamanın mes'uliyetini tam bilsen bu yazıyı
yazmazdın. Ve bizden özür dilemen lazımdır.
2. Soru: El öpmek
Kitapta karşılaşan iki arkadaşın birbirinin elini
öpmesinin sünnet olduğu yazılıdır. Halbuki haram olduğu İbn-i Abidin beşinci
cildinde istibra kısmında yazılıdır.
2. Soruya Cevab
veriyorum. HİLMİ KUTLUBAY (Sonraki Konu’ ya tıklayınız).