ZUHRU AHİR DİYE BİR NAMAZ YOKTUR.
BU NAMAZ, NE FARZ, NE VACİ
B, NE SÜNNETTİR.
DOLAYISI İLE KILINMAZ DİYENLERE:

      

         Ey Müslüman kardeşim!
 

         İyi düşün senin ve benim  hepimizin dîn-i İs lâm, Kitabımız Kur’an-ı Azîm-üşşan. İtikatta mezhebimiz ehl-i sünnet vel cemaat, Amel de mezhebimiz Hanefi,  Şafii, Mâlikî, Hanbelî olup bu dört mezheb’ten biridir. Bunların görüşlerine, fetvalarına, itikatlarına ters olan görüşü kabul etme. Ayet ve hadis’den ayrılma. Zamanımızda  “Zuhr-u âhir namazı yok.”diyenler; “Mevlid bid’at, camide musafaha olmaz, Salavati şerife getirmeyin, Kur’an yirminci asra göre yeniden tefsir olmalı, ibadet devri geçti, iman kurtarma devri başladı; bu ve bunlar gibi fetvalar hep beşinci mezhep dediğimiz fırka-i dâlle görüşleridir.

       İmam-ı Azam: Mezhebi uğruna  canı feda etti. İşte mezhep bu kadar mühimdir. O zamandan bu zamana kadar bütün dünyada  şu meseleye İmam-ı Azam şunu söylemiş  İmam-ı Yusuf ve İmam-ı Muhammed bunu söylemiş; İmam-ı Şafi,  İmam-ı Malik’e İmam-ı Hanbeli’ye göre şöyledir, böyledir denilir. Bunların dışında ve bunlara ters düşen fetvalar kabul edilmezdi. Şimdi aynı Hanefi mezhebi veya dört mezhepten biri imiş gibi görünüp onların sözü imiş gibi kendi batıl mezhep görüşlerini ileri sürüyorlar.     

        İmam-ı Azam’ın 80 yaşının her gününe yazdığı kitap sayfası 17 dir. Onun kadar çok kitap yazan belki de gelmemiştir.

      Ayetle hadisle  tasdik edilip edile-i şer’iyyeye tam uygundur. Açıklamadığı hiçbir mes’ele, en ufak gizli bir taraf ve şüpheli kısım bırakmamıştır. Sözleri ve kavli Reşat altını gibi gittikçe değer kazanmaktadır. Bunların kavıllerini bırakıp, kendi mezheplerinin görüşlerini söyleyen felân alim, felan hoca, felan fakı, felan şeyh şöyle dedi, böyle dedi diye fikirleri kurcalayan, milleti ayrı ayrı görüşlere zihniyetlere bölen sözler söyleyip, batıl fikirler ortaya atılmak

tadır. Eğer sen İmam-ı Azam’ın mezhebinden isen avurdunu doldura  doldura neden evvelkiler gibi İmam-ı Azam’a, İmam-ı Yusuf’a, İmam-ı Muhammed’e göre şöyle; İmam-ı Şafi’ye, İmam-ı Hanbeli’ye, İmam-ı Malik’e göre böyle demiyorsun. İsmini cismini duymadığımız Vehhabî fikirli yeni isimlerle fetva veriyorsun. Onlarda âlim olabilir  am ma hiçbir zaman için İmam-ı Azam ve yukarda saydıklarırın dengi olmasına imkân yoktur. İmam-ı Azam deyince her cebinden yüzbinlerce o alimlerden alim çıkar. Dünyanın hiçbir yerinde  ehl-i sünnetten ve dört mezhepten olan İslâm toplumu bin küsur seneden beri Zuhr-u ahır’i terk etmemiş kılmıştır.  

 

 

  EVVELA ZUHR-U AHİR NAMAZI YOKTU DİYENLERE

 

 

       Cum’a namazının 12 şartı var.(Yukarda yazdık) Şimdi bu 12 şarn yerine getirilememesini gözönüne alan  ve bizim bir senede düşünemiyeceğimizi ve bulamıyacağımızı birkaç dakika içerisinde düşünen, bulan  İmam-ı Azam buna göre fetva vermiştir. Dünyanın hiçbir yerinde kıyamete kadar devlette yardım  etse, herkes titizlikle çaba gösterse, bu 12 şartın bir araya gelmesine imkan yoktur. Bunu çok iyi bilen İmam-ı Azam:  “Kıyamete kadar her camide cum’a  namazı zuhr-u  ahir ve sünnetler kılınmak şartı ile kılınsın.”demiştir.

      Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi veselem) ve cihar-ı yari Güzin devrinde bu 12 şart yerine geliyordu. Şimdi ise bu 12 şart yerine getirilememektedir. Kesinlikle benim namazım kabul oldu  diyemezsin. Sen Allah’u teala’nın emrettiğinden milim ayrılmayıp, Rasulullah (Sallallahu aleyhi vesellem)‘in ve ashabının kıldığı ve kılrdığı gibi kılarsan, kıldırırsan o zaman senin  namazın kesin olarak kabul olur. Buna da imkân yok. Bunu da çok iyi bilen İmam-ı Azam, İmam-ı Yusuf ve İmam-ı Muhammed ittifaken Cum‘a namazının 16 rekat kılınmasına karar vermişlerdir. İmam-ı Azam’dan başka iki imam;İmam-ı  Yusuf ve İmam-ı Muhammed:- Son iki rekat sünnet kılınsın demişler. İmam-ı Azam ona lüzum görmemiş. Bunların ikisinin kavline İmameyn kavli derler. Evlâ ve makbul olan da imameyn  kavlidir. Çünkü İmam-ı Azam tek kalıyor  Zuhr-u ahir namazı dört mezhebe göre kır Şafiler cemaatle kılar. Hanefiler ayrı ayrı lar. Diğer iki mezhepte kılarlar. Biz bunları örnek alacağız. Batıl mezhepler kılmazlar, onları örnek alı yorlar. Şu Alim  şöyle yazmış diye verilen isimlerin  hepsi de vehhabidirler.

 

       Ey Müslüman kardeşim, iyi dikkat et!

      Vehhabiler, Peygamberimiz öldü. O da bizim gibi bir insan der. Kabir ziyaretini inkar eder, sünnet namazlarının hiç birisini kılmaz, namazdan sonra tesbih çekmezler. Hac

ca gidenlerden sorun. Hz. Hamza (Radiyallahu anhu)  ve Hz.Osman (Radiyallahu anhu)ın kabirlerini bile yıkmışlar. Vehhabiler örnek alınacaksa sadece zuhr-u ahirin kılınmaması ve bayram namazının bir gün önce kılınması  değil, hepsinin örnek alınması lazımr Belki de bunlar zamanla sindire sindire (alıştıra alıştıra) hepsini söyleyecekler.Vehhabiler fikirlerini  ilk defa zuhr-u ahiri terk ettirmekle  sokuyorlar.

       Şiiler de aynı şekilde  zuhr-u ahir’i ve sünnetleri kılmaz. Onlar da fikirlerini ilk defa Hz. Muaviye (Radiyallahu anhu, Hz. Ebû Bekir (Radiyallahu anhu) Hz. Ömer (Radiyallahu anhu), Hz. Osman (Radiyallahu anhu)’ı karalamakla işe başlarlar.Ondan sonra diğer fikirlerini sokarlar. Bir Suudi Arabistan’a bak, bir de İran’a bak. Bunların itikadları (inançları) ve sözleri ehl-i sünnete, dört mezhebe tam ters düşer. Onun için bu gibi sözlere  kanma! 72 batıl mezhebden yalnızca bu ikisini yazıyorum.

     Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem) ve cihar-ı yar devrinde bu zuhr-u ahir kılınmaz.
    Çünkü bu
şartlar tamamdı.