ZUHRU AHIRIN KILINMASI   HAKKINDA

 

 Fetevâyı Hindiye, Cild 1, s.484          

        Herhangi bir yerde, Cum’anın caiz olup olmadığı hususunda tereddüt meydana gelirse mukim olan Cum’a ehlinin Cum’a namazından sonra, öğle namazı niyeti ile dört rekat namaz kılmaları münasip olur. Bir kimse böyle yapmakla (eğer cum’a yerini bulmamış olursa) kesin olarak vaktin farzı uhdesinden düşmüş olur. KAFİ’de de, MUHİYT’te de böyledir.

         lınan bu dört rekat namaza nasıl  niyet edileceği hususunda görüş aylığı  vardır. “Bu namazı kılan kimse üzerinde olan son öğle namazı niyeti ile kılar.” denilmiştir. En güzeli budur. İhtiyata uygun olan  ise: Niyet ettim vaktine erişip de (henüz) lmadığım son öğle namazına “demektir GUNYE de de böyledir.

 

 İbn-i Âbidin, Cild 3, s. 300-301

       Ben derim ki: Belki ihtiyat olan onu kılmaktır. Bu mes’uliyetten yüzde yüz çıkmak manasına gelir. Zira müteaddit yerlerde kılmanın  caiz olması delil itibariyle daha kuvvetli olsa  da bunda  kuvvetli bir şüphe vardır. Çünkü Ebû Hanife’den hilafı da riva- yet edilmiş; bu rivayeti TAHAVÎ, TİMURTªΠ ve MUHTAR sahibi tercih etmişlerdir. ATTÂBİ ise onu daha zahir bulmuştur. İmam-ı Şafi’nin mezhebi bu olduğu gibi İmam-ı Mâlik’in meşhur olan kavli ve İmam-ıAhmed’den rivayet edilen  iki kavilden  biri de budur.Nitekim Makdisî bunu ”NURU’Ş-ŞEM’A FÎ ZUHURU’L-CUM’A” adlı eserinde zikretmiştir.

        Müttefekun aleyh bir hadis’te:

       Her kim şüphelerden korunursa, dinini ve ırzını kurtarmıştır.”buyrulmuştur.        

        Onun için Ulemadan biri hiç namazını bırakmayan birinin ömrü boyunca bütün namazlarını kaza etmesi haknda “Mekruh değildir. Çünkü bu ihtiyatla ameldir.” De

miştir.NYE’de ise namazlarında müctehidlerin hilafı varsa  bu daha iyidir. denilmektedir. Bize yukarda naklettiğimiz hilaf kafidir. Makdisi’nin  MUHİT’den nakline gö-

re şehir hükmünde olduğunda  şüphe edilen her yerde ki (günümüzde şehirlerde de Cum’anın şartları yerine gelmediğinden şehirlerde de zuhr-u ahir kılınmalıdır.)Cum’adan sonra cemaatin ihti- yaten ahir zuhur niyeti ile dört rekat namaz kılmaları gerekir. Tâ ki Cum’a namazı yerini bulmamışsa son öğleyi kılmakla vaktin farzını eda etmiş olsun-

lar. KÂFİ’de de bunun benzeri sözler vardır.NYE’de beyan olunduğuna göre ; Merv denilen şehirde iki yerde Cum’a kılınıplınmıyacağı hususunda Ulemâ ihtilaf ettik

leri vakit imamları Cum’adan sonra dört rekat ahir zuhur  kılmalarını halka ihtiyaten  vacip olmak üzere emretmişlerdir

 

       Bu hadiseyi HİDAYE şarihlerinden bir çokları ile diğerleri  nakletmiş ve ele almışlardır. ZAHİYE’de  namaz borcundan yüzde yüz kurtulmak için Buhara Ulemasının bunu tercih ettikleri bildirilmiştir. Sonra MAKDİ  FETİH’den naklen,Bir kimse bulunduğu yerin şehir olduğunda tereddüt eder veya o yerin birkaç mescidinde Cum’a kılınırsa Cum’a’dan sonra “ vaktine erişip edası müyesser  olmayan son farza niyet ettim. diyerek dört rekat namaz kılmalıdır.” demiştir. Muhakkıklardan İbn-i Cürübaş’da bunun benzeri

ni söylemiş sonra şöyle demiştir.

       Bunun faydası mevhum veya muhakkak olan hilafdan çıkmaktır. Şayet müteaddit yerde kılınan Cum’a sahih ise bu kılınan  namaz zaruri olmayan bir faydadır. Hasılı: Cum’adan sonra bu dört rekatın kılınması gerektiği sabit olmuştur. Şimdi bu dört rekatın vacip mi yoksa mendup mu olduğunu tahkik kalmıştır.

        MAKDİ şöyle diyor: “İbn-i Şihne dedesinden naklen mendup olduğunu söylemiş ve bundan şöyle bahsetmiştir.Ahir zuhuru mücerred tevehhüm edildiği zaman kılmadır. Şayet şek edilir veya Cum’anın sahih olup olmadığında  da şüpheye düşülürse zahire göre onu kılmak vacip olur. İbn-i Şihne üstad-ı Kemal  İbn-iHümam’dan da bu manada sözler nakletmiştir. Bu namazın sünnet yerini tutup tutmadığı bununla anlaşılır. Şek edilirse sünnet yerini tutmaz; şek edilmezse  tutar denilir.Bu tafsilatı MURTAŞI’nin mutlaka lazımdır, demesi ile KİNYE’nin mezkur sözüde teyit eder. Bu makamın tahkiki MAKDİSİ’nin risalesindedir. İMDADA’L–FETAH’da bundan bir nebze bahsedilmiştir.

Sünen-i Ebû Dâvûd, Cild 4, s.249       

      İbn-i Abidin başka bazı nakilleri de yaptıktan sonra kendi görüşününde ifadesi olarak sonucu şu sözlerle toplar:

         “Bil cümle Cum’adan sonra bu dört rek’atın kılınması gerekir.”demektedir.