Resulullah (Sallallahu aleyhi vesellem) Hazreti Ali’ye, Hazreti Fatıma (Radiyallahu anha) ile evlendiklerinde şu tavsiyelerde bulunmuşlardır :
- Yâ Ali ! Gelini kendi evine götürdüğün zaman ayağından çoraplarını çıkar yıka. Suyunu evin köşelerine saç. Böyle yapınca Allah'ü Tealâ senin evinden yetmiş türlü fakirliği dışarı çıkarır ve yetmiş türlü bereketi evine sokar. Sana yetmiş rahmet indirir. Gelinin bereketi evin köşelerine kadar gider. Gelin Cüzzam’dan, delilikten ve diğer hastalıklardan emin olur. Yâ Ali ! Gelini ilk hafta yoğurt, ayran, sirke ve ekşi yemeklerden men et, buyurdular.
Hazreti Ali bu yemeklerden yasaklamanın sebebini sordu. Resûl-u Ekrem (Sallallahu aleyhi vesellem) :
- Yâ Ali ! Turşu, Yoğurt rahimde çocuk olmasına engel olur. Evde bir hasırın bulunması, çocuğu olmayan kadının bulunmasından daha iyidir. Buyurdu. Hazreti Ali :
- Sirke neden yasaktır? dedi. Resûl-u Ekrem (Sallallahu aleyhi vesellem) :
- Sirke yiyen kadının hayız görmesi zahmetli olur ve temizliği uzar. Ekşi elma yemek hayız kanını keser. Bu da başka bir hastalık meydana getirir. buyurdu. Resûl-u Ekrem (Sallallahu aleyhi vesellem) mübarek sözlerine devamla :
- Yâ Ali ! Ehline ayın başında, ortasında ve sonunda yakın olma. Çocuk ve kadında cüzam, delilik ve pislik olmasından korkulur. Hanımına ikindi namazından sonra yaklaşma. Allah'ü Tealâ bir çocuk nasib ederse şaşı olur. Şeytan şaşı olanlara sevinir. Yâ Ali ! ehline yaklaştığın zaman çok konuşma. Eğer çocuk olursa yiyici olur. Avret yerine bakma. Sohbet esnasında gözünü yumma, çocuğun kör olur.
- Yâ Ali ! Başka bir kadının şehveti ile ehline yaklaşma. Böyle olan çocuk muhannes olur. (Yani kadınlığa özenen, kendisine livata ettiren erkek olur.)
- Yâ Ali ! Ayakta ehlinle beraber buluşma. Bu merkeblerin yaptığı iştir. Çocuk olursa altına bevl eder. Bayram gecelerinde de ehlinle buluşma. Çocuk olursa altı parmaklı veya dört parmaklı olur. Meyve ağacı altında ehlinle buluşma. Adam öldürücü zalim olur. Hanımınla, üzeriniz örtülü olmadan buluşma. Çocuk olursa, ölünceye kadar fakirlikten kurtulamaz.
- Yâ Ali ! Ezan ile kamet arasında ehline yaklaşma. Çocuğunuz olursa, kan dökmeye hevesli olur. Hanımın hamile olduğu zaman abdestli olmadan ona yaklaşma. Çocuğunuz olursa, gönlü kör, eli cimri olur. Şaban ayının on beşinci Berat gecesinde ehline yaklaşırsan çocuğun derisinde, yüzünde ve tüyünde benekler olur.Hanımına baldızının şehveti ile yaklaşma. Eğer bir çocuk olursa, hırsız olup halkın felaketi onun eliyle olur.
- Yâ Ali ! Etrafın da duvar olmayan damda ehline yanaşırsan, çocuğunuz münafık, mürâi, bid’at sahibi ve kumarbaz olur. Sefere çıkacağın gece de ehline yaklaşma. Çocuk olursa, malını günaha sarfedenlerden olur. Sonra “Malını saçıp dağıtanlar, şeytanların kardeşleridir.” Âyeti kerimesini okudular. Üç günlük seferden dönünce de ehline yaklaşma, çocuk zalim olur.
- Yâ Ali ! Ehline pazartesi gecesi yaklaşırsan, hasıl olan çocuk hafız olur ve Allah'ü Tealâ’nın taksimine razı olur.
Salı gecesi ehline yaklaşırsan, Doğan çocuk mü’min iyi huylu, yumuşak kalbli, eli cömerd ve yalan, bühtan, iftiradan temizlenmiş dilli olur.
Perşembe gecesi ehline yanaş. Çocuk olursa, hikmeti çok Hâkim, ilm-i çok ve o ilm-i ile amel eden âlim olur.
- Yâ Ali ! Perşembe günü öğleden evvel ehline yanaşırsan, hasıl olan çocuğa şeytan ölünceye kadar yanaşamaz. Dünyada ve ahirette selamette olur.
Cum’a gecesi hanımına yaklaşırsan meydana gelecek çocuk, Hafız’ı Kur’an veya Hatib, vaiz olur.
Cum’a günü hanımına yaklaşan kimsenin çocuğu âlim olup, dindarlığı ile tanınıp meşhur olur.
Cum’a gecesi yatsı namazından bir saat sonra ehl-i ile buluşanın çocuğu büyük velî olur. Ehline gecenin ilk saatında yaklaşma. Cadı, Kahin, dünyayı ahirete tercih eden bir çoıcuk meydana gelir.
- Yâ Ali! Benim vasiyetlerimi aklına iyice yerleştir, ezberle. Allah'ü Tealâ’nın izni ile sana faidesi olacaktır. Buyurdu.
* * *
Nikâhla ilgili ayetler :
1- İçinizden bekârları (erkek ve kadın) evlendirin. (Sure-i Nur Ayet 32)
2- Kocalarına geri dönmek isteyen kadınların evlenmelerine mani olmayın. (Sure-i Bakara Ayet 232)
3-Biz senden evvel Resûller gönderdik ve onlara da zevceler ve evlatlar verdik (Sure-i Raad Ayet 38)
4-Onlar Rabbimiz! Eşlerimiz ve çocuklarımız hususundaki gözümüzü aydın kıl, bize iyi bir eş ve hayırlı evlatlar ver, derler. (Sûre-i Furkan Ayet 74)
Nikâh ile ilgili bazı hadisler :
5-Evlenin çoğalın. Zira doğan çocuk düşük de olsa, kıyamet günü ben sizin çokluğunuzla iftihar ederim. (İhyâu Ulûmid- Dîn, Cild-2, Hadis No: 74, Sayfa 61.)
6-Geçim korkusu sebebiyle evlenmeyen bizden değildir. (İhyau Ulumid-Dîn, Cild-2, Hadis No:76, Sayfa 61.)
7-İçinizden evlenmeye gücü yeten evlensin. Zirâ evlenmek gözleri (haramdan) daha çok korur, zinâdan daha çok muhafaza eder. Gücü yetmeyen kimse ise oruç tutsun. Çünkü orucun şehveti kıran bir hassası vardır. (İhyau Ulûmid-Dîn Cild-2, Hadis No:77, Sayfa 61-62)
8-Allah için evlenip, Allah için evlendiren, Allah’ın dostluğunu kazanır..
(İhyau Ulûmid-Dîn, Cild-2, Hadis No: 79, Sayfa 62)
9-Evlenen kimse dininin yarısını korumuş olur. Artık diğer yarısında da Allah’a karşı gelmekten sakınsın. (İhyau-Ulumid-Dîn, Cild-2, Hadis No:80, Sayfa 62)
10-Ademoğlunun (ölümü ile) her ameli kesilir, ancak üç şeyden (kesilmez):
Kendisi için dua eden salih oğlundan... Hayırlı
evlada ise ancak evlenmekle erişilir.
(İhyau Ulûmid-Dîn, Cild-2, Hadis No: 81, Sayfa 62-63)
11-İbn-i
Abbas Evlenme çağını idrak etmiş çocuklarını toplar, onlara şöyle derdi:
- Eğer evlenmek isterseniz, sizi evlendireyim. Çünkü kul zinâ ettiği zaman kalbinden îmânı alınır.
1- Evlâd-ı Iyal sahibi olmak,
2- Şehevî arzularını tatmin etmek,
3- Ev idare etmek,
4- Aile fertlerini çoğaltmak,
5- Kadınlarla meşgul olup, onların ezalarına sabretmek suretiyle nefis mücadelesi yapmak. (Zübdet’ül-İhya Sayfa 168; İhyâu Ulumid-Dîn ,Cild-2, Sayfa 67)
Evlenme akdi ancak hür, müslüman olan, deli olmayan ve erginlik çağına eren, ya iki erkeğin veya bir erkek ile iki kadının huzurunda olur. Bu iki erkek veya bir erkekle iki kadın adil olmasalar veya iftira suçundan ceza giymiş olsalar bile caizdir.
Zira evlenme akdi için sadece şahit şarttır. Peygamber efendimiz (sallallahu aleyhi vesellem):
12-“Hiçbir evlenme akdi şahitsiz olmaz” buyurmuştur.
Bu hadis:“Evlenme akdinde şahit bulunmasa da duyuru kâfidir.” diyen İmam-ı Mâlik’in görüşüne karşıdır.” (El-Hidaye tercümesi “İslam Fıkhı Cild-2, Sayfa 6)
“Nikâh’ı ilan etmek, duyurmak da müstehabdır. Nitekim Resûl-ü Ekrem (sallallahu aleyhi vesellem) efendimiz:
13-“Helal ile Haramı (evlenmeyi ve gayrı meşrû münasebeti) birbirinden ayıran deff ve savttır.” buyurmuştur.
Diğer bir Hadis-i şerif de:
14-“Nikâh’ı ilân edin ve onu cami lerde kıyın ve deff çalmak suretiyle de etrafa duyurun.” (İhya u Ulumiddîn, Cild-2, Hadis No: 154-155; Sünen’i İbn-i Mâce, Cild 5, Hadis No. 1896)
15- Muhammed bin Hatib (radiyallahu anhu) den: Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu:
“Evliliğin meşru veya gayrı meşru olduğunun alâmeti, nikâh’ın ilân edilmesidir.” (Sünen’ün – Neseî, Cild-5-6, Hadis No:3354)
16- Hasan (radiyallahu anhu) den :Akîl b. Ebû Talib, Benî Cism kabilesinden bir kadınla evlenmişti. (Düğün de hazır bulunanlar tarafından):- Mes’ud olun ve oğullarınız olsun. denildi.
Bunun üzerine Akîl :
-Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) in, söylediği gibi :Allah sizin hakkınızda hayırlı kılsın ve mübarek eylesin” deyin dedi. (Sünen’ün-Neseî, Cild- 5-6, Hadis No: 3355,
İçkili düğünde nikâh kıyılır mı? Sorusuna :
“Gelin güveyi içki içiyor veya içki içilen yerde nikâh kıyılmasını istiyorlarsa o düğüne ne gidilir, ne de nikâh kıyılır. Gelin ile güğeyinin ikisi veya birisi sarhoşsa, yani şarab veya rakı içmişse o vaziyette onların yanına gidilip nikahları kıyılmaz. Âşikâre içki içilip, kadınlar dışarda oynarsa o düğüne gidilmez. Kadınlar içerde erkeklerin görmediği yerde oynuyorlarsa caizdir, mahzuru yoktur. Ama kızın babası veya akrabalarından bazıları içki içilmeye karşı olup söz dinletemiyorlarsa gelin ve damad içki içmemiş, onlarda içki içilmesine rıza göstermiyorlarsa, onların nikahı içki içilmeyen ve içkiden uzak bir evde nikahları kıyılır.
Bir kuş yuvasına kuş var diye ateş etsen yuvada kuş yoksa boşa ateş etmiş oldun,. Aynen onun gibi içkili olan gelin ve güveyi’nin kıyılan nikâhları da boşa sıkılan mermi gibi olur.
Yukardaki italik yazı Hacı Muhammed Hilmi Kutlubay hazretlerinin yazdığı ve henüz neşredilmemiş yazısından alınmıştır.
17- İbn-i Ömer (Radiyallahu anhu) anlatıyor: Resûlullah (Sallallahıu aleyhi vesellem):
Şigâr nikahını yasakladı. Bu kişinin kızını veya kız kardeşinin karşılığında karşısındakinin kızını veya kız kardeşini almak üzere bir erkeğe vermesi aralarında mihir ödemeyi kaldırmalarıdır. (Değişik etmeleridir) (Kütüb-i Sitte Cild-15, Hadis No: 5650; Sahih-i Buhari Tecrid-i Sarih Cild-11, Hadis No:1801; Muvatta, Nikah 24 (2, 535); Tirmizî Nikah 29(1124); Sahih-i Müslim, Cild-4, Hadis No: 57 (1415)
18- Ebû Hureyre (radiyallahu anhu)’den rivayet edildiğine göre Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu demiştir.
Kadın kadının nikâhını kıyamaz. Kadın kendi nefsinin de nikâhını kıyamaz. Çünkü şüphesiz zaniye kadın kendi nefsinin nikâhını kıyan kadındır.
(Sünen-i İbn-i Mâce , Cild-5, Hadis No: 1882)
19- Hazreti Aişe (radiyallahu anha) anlatıyor. Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) :
- Hangi kadın velisinin izni olmaksızın nikahlanırsa onun nikâh’ı batıldır. buyurdular ve bunu üç kere tekrar ettiler. devamla :
Eğer kocası zifaf yaptıysa kadının fercinden helâl addetmiş olması sebebi ile mihir kadınındır. Eğer veliler ihtilafa düşerlerse, Sultan velisi olmayanların velisidir. (Kütüb-i Sitte Cild-16, Hadis No: 5652; Sünen-i İbn-i Mace, Cild-5, Hadis No: 1879-1881; Ebû Davud, Nikâh 20 (2083) ; Tirmizî Nikâh, 14 (1102)
20- Kadınların hayırlısı yüzü güzel ve nikâh parası (Mehri) az olanıdır. (İhyau Ulumiddîn, Cild-2, Hadis No: 142)
21- Abdullah bin Amr bin el-As (radiyallahu anhu)dan rivayet edildiğine göre : Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu:
- Kadınları (sırf) güzellikleri için nikahlamayınız. Çünkü onların güzelliğinin (böbürlenmek ve kibirlenmek yüzünden) onları tehlikeye atmaları umulur.
(Sırf) Malları için de onları nikahlamayınız. Çünkü malların onları azdırması (ve günahlar ile şerlere sokması) umulur.
Lâkin dindarlıkları için onları nikâhlayınız. Şüphesiz burnunun bir kısmı kesik, kulağı delik ve teni siyah dindar bir cariye (dindar olmayan hür kadından nikahlamak bakımından) efdaldır.
(Sünen-i İbn-i Mâce, Cild-5, Hadis No: 1859; Kütüb-i Sitte Cild-17, Hadis No: 6570; İhyau Ulumid-Dîn, Cild-2, Hadis No:137; Seçme Hadisler Hadis No: 82, Sayfa 185)
22- Kadını sırf malı ve güzelliği dolayısıyle alan kimse, malından da güzelliğinden de mahrum olur. (hayrını görmez). Fakat dindarlığı için kadın ile evlenen kimseye, Allah’u tealâ malı da güzelliği de nasib eder.(İhyâu Ulumid-Dîn, Cild-2, Hadis No: 137, Sayfa 101)
23- Allah’u tealâ, sizden herhangi birinizin kalbine bir kadın ile evlenmeyi düşürdüğü vakit o kadına baksın. Zira bu sayede aralarında daha iyi ülfet olur. (İhyau Ulûmid-Dîn, Cild-2, Hadis No: 139, Sayfa 103)
24- Kadınlarınızın hayırlısı, kocası yüzüne baktığı zaman onu sevindiren, emrettiği vakit itaat eden, ayrıldığı vakit malını ve iffetini koruyandır. (İhyâu Ulumid-Dîn, Cild-2, Hadis No: 141, Sayfa 105)
25- İkinci (hicrî) asırdan sonra insanların en hayırlısı, gailesi, çoluk ve çocuğu olmayan kimselerdir. (İhyâu Ulumid-Dîn, Cild-2, Hadis No:83, Sayfa 66)
26- Bir zaman gelecek, kişinin helâki, karısının, anne –babasının ve çocuklarının elinde olacaktır. Bunlar onu, fakirlikle ayıplarlar ve gücünün yetmediği şeyleri kendisinden isterler. Adam bu sebeple tehlikeli işlere girerek dîn-i gider ve kendisi de helâk olur. (İhyâu Ulumid-Dîn, Cild-2, Hadis No.84, Sayfa 66)