Erkeğin kadını üzerindeki hakları :
1- Erkekler kadınlar üzerinde ziyade kaimdirler. Çünkü Allah’u teâlâ onların bazısını bazısı üzerine tafdil buyurmuştur. Mallarından infak etmektedirler. İmdi Salih kadınlar itaatlidirler. Allah’u teâlâ’nın hıfzı sayesınde gaybı muhafazakardırlar. Serkeşliklerinden korktuğunuz kadınlara gelince onlara nasihat veriniz ve onları yataklarında yalnız bırakın ve onları dövünüz Fakat size itaat ederlerse artık onların aleyhlerinde bir yol aramayın. Şüphe yok ki Allah’u teâlâ çok yücedir, çok büyüktür. (Sure-i Nisa Ayet 34)
2- Amr ibnil Ahvas (Radiyallahu anhü) anlatıyor.: Resulullah (Aleyhis selâtü ves selâm) buyurdular ki:
“Kadınlara karşı hayırhah olun. Çünkü onlar sizin yanınızda esirler gibidirler. Onlara iyi davranmaktan başka bir hakkınız yoktur ; yeter ki onlar açık bir çirkinlik işlemesinler. Eğer işlerlerse yatakta yalnız bırakın ve şiddetli olmayacak şekilde dövün. Size itaat ederlerse haklarında aşırı gitmeye bahane aramayın. Bilesiniz kadınlarınız üzerinde haklarınız var. Kadınlarınızın da sizin üzerinizde hakkı var. Onların üzerindeki hakkınız; yatağınızı istemediğinize çiğnetme
meleridir. İstemediklerinizi evlerinize almamalarıdır. Bilesiniz onların sizin üzerinizdeki hakları: Onlara giyecek ve yiyeceklerinde iyi davranmalarınızdır”
[Kütübü Sitte Cild – 10, Hadis No: 3303; Sünen-i Tirmizi Cild-2, Hadis No: 1172; İhyau Ulumiddîn Cild-2, Hadis No: 157, Sayfa 111; Marifetnâme Sayfa 1086; Durret’ül-Vâizin, Cild-1 Sayfa 223; Tam ilmihal (Saadeti Ebediye), Sayfa 600; El uhudul Kübra, Sayfa 403; Seçme Hadisler, Hadis No:58, Sayfa 171]
3- “Ebû Hurre er-Rukaşi amcasından naklen Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem)’in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:
- Eğer siz onların isyan etmesinden endişe ediyorsanız, onların yataklarından ayrılın.”
Ravi (Hammad) dedi ki: Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem) :
“Onların yataklarından ayrılın” sözü ile “onlarla cima etmekten uzak durunuz” demek istiyor. (Sünen-i Ebû Davud , Cild-8, Hadis No:2145; Dürret’ül Vaizin, Cild-1,Sayfa 223)
4- Hakim Ebû Hasan Serdarî, Ebû Ahmed hülvânî, Abbas bin Muhammed, Yahya bin muin, Ebû Havs İbar, Hecade Atiye Ufî yolu ile gelen rivayette, İbn-i Ömer (Radiyallahu anhü) Resulullah (Sallallahu aleyhi vesellem) ‘in şöyle buyurduğunu anlattı:
“Hepiniz çobansınız, hepiniz güttüklerinizden (yaydıklarınızdan) sorumlusunuz. İnsanların üzerine önder olan idareci bir güdücüdür, onlardan sorumludur. Kadın kocasının evinde güdücüdür, kendisine teslim edilenden sorumludur. Dikkat ediniz, hepiniz çobansınız, güttüklerinizden sorumlusunuz. (Tenbihu’l Gafilîn, Sayfa 603; Seçme Hadisler, Hadis No: 79, Sayfa 182)
5- Erkeğin kadın üzerindeki hakkı daha büyüktür. Çünkü kadın aslında erkeğin kölesi, hizmetcisidir.
Hadis-i şerifde: “Eğer kulun kula secde etmesini emretseydim kadınların kocalarına secde etmelerini emrederdim.” buyuruldu.
[ Kimyayı saadet Sayfa 224; Nura doğru Cild-2, Sayfa 960,963; Kütübü Site cild-10, Hadis No: 3293; Sünen-i İbn-i Mâce Cild-5, Hadis No: 1852; Sünenb-i Ebû Davud, Cild-8 Hadis No. 2140; Günyetüt Tâlibîn Sayfa 170-173; İhyau Ulumiddîn Cild-2, Hadis No: 253,Sayfa 150; Şevahidün-Nübüvve sayfa 170; Sünbe-i Tirmizi Cild-2, Hadis No:1168; Riyazüs-Salihiyn (Aslı ve tercümesi) Hadis No: 285, Sayfa 233, Seçme hadisler Hadis No: 74, 75, Sayfa 179-180]
6- Eğer bir kimseye, başka birine secde etmesini emredecek olsa idim, mutlaka karısını kocasına secde etmesini emrederdim. (Kimya’yı saadet, Sayfa 224; Sünen-i İbn-i Mace, Cild-5, Hadis No: 1852;
Gunyet’ut Talibiyn, Sayfa 150; Riyazüs-Salihiyn, Hadis No: 233,285; Şevahidün-Nübüvve, Sayfa 170-173; Sünen-i Ebû Davud, Cild-8, Hadis No:272;Muhtar’ul Ehadisin Nebeviye, Hadis No:981.)
7- Muhammed’in nefsi yed’i kudretinde olana yemin olsun ki, kadın kocasının bütün haklarını vermedikçe Rabbı-
nın hakkını vermiş sayılmaz. Kocası kadını ile cinsî münasebet kurmak istese, o devenin sırtında dahi olsa onun arzusunu yerine getirmelidir.
(Sünen-i İbn-i Mâce , Cild-5, Hadis No: 1852, 1853; Kütüb-i Site, Cild-17, Hadis No:6566; Sünen-i Tirmizî Cild-2, Hadis No: 1168; İslamda Helaller ve haramlar, Cild-1, sayfa 123-124; Ramuz’ul Ehadis, Hadis No:4434, 5747; Muhtar’ul Ehadisin Nebeviye Hadis No 981; İhyau Ulumiddîn, Cild-2, Hadis No: 253; Gunyet’üt Talibîn, Sayfa 150; Sünen-i Ebû Davud Cild-8, Hadis No: 2140; Şevahidün-Nübüvve Sayfa 171-173)
8- Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem) buyuruyor ki:
“Koca, bir ihtiyaç dolayısı ile karısını çağırdığı vakit kadın bu çağrıya koşmalıdır. (Nura doğru, Cild-2, Sayfa 961; Sünen-i İbn-i Mace, Cild -5, Hadis No:1854, İhyau Ulumid-dîn Cild-2, Hadis No: 247,-
sayfa 148; Sünen-i Tirmizi Cild-2, Hadis No: 1169; Seçme hadisler, Hadis No: 175, Sayfa 180; Ayrıca Neseî de rivayet etmiştir.)
9- Tirmizî ve Neseî ve İbn-i Hibban merfuan hadisi rivayet ediyorlar:
“Bir erkek bir işi (şehvetini dindirmesi) için eşini çağırdığında eşi tandır başında ateş karşısında olsa da kocasının bu çağrısına koşmalıdır. [İmâm-ı Şa’ranî (El uhudul kübra) sayfa 405]
10- Ebû Hureyre (Radiyallahu anhü) den Resûl’ü Ekrem (Sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur :
“Adam karısını yatağına çağırdığında imtina eder, gelmezse; Ona melekler sabaha kadar lânet ederler.” (Seçme hadisler, Hadis No: 94, Sayfa No: 191)
11- Resûl-u Ekrem (Sallallahu aleyhi vesellem) :
“Cehennemi gördüm; bir de baktım ki, halkının ekseriyetini kadınlar teşkil ediyor, buyurdu. Neden böyle olduğunu soranlara da Resûl-u Ekrem şu cevabı verdi.
- Onlar çok lânet eder ve kocalarına karşı küfrân-ı nimet ederler de ondan. Dedi.” (İhyau Ulumiddin, Cild-2, Hadis No: 249; Sahihi Buhari Cild-11, Hadis No: 1819; Hayat düsturları, Sayfa 249)
12- Diğer bir haberde :
“Cennete muttali oldum; bir de baktım ki, ekalliyetini (en azını) kadınlar teşkil ediyor. Bunun üzerine
- Kadınlar nerede? Diye sordum.
Bana:- Onları altın ve zaferan gibi süs eşyası
meşgul etti, dediler.” (İhyau Ulumid-dîn Cild-2, Hadis No:250;
Nûra Doğru, Cild-2, Sayfa 962)
13- Erkeğin kadın üzerindeki hakkı şöyledir:
“Kadın evde oturmalı, kocasından izinsiz dışarı çıkmamalı, kapıda ve terasta durmamalı, komşularla sık sık görüşmemeli, fazla konuşmamalı, bir işi düşmeden yanlarına gitmemeli, kocasından iyilikten başka konuşmamalı, oynama ve yatma gibi mahrem işlerinden bahsetmemeli, her işinde kocasının istediği üzere, onu memnun etmeye gayret etmeli, kocasının malına hıyanet etmemeli, sevmeli ve acımalıdır. Kocasının haline kanaat etmeli, fazla bir şey istememelidir. Kocasının hakkını akrabalarından önce tutmalıdır. Daima kendini temiz tutmalı, sohbet ve yatmaya uygun olmalıdır. Yapabileceği her hizmeti yapmalıdır. Kocasına güzelliği ile öğünmemelidir. Kocasından gördüğü iyiliğe şükürsüz olmamalıdır. <Senden ne gördüm?> dememelidir. Sebepsiz yere alış veriş ettirmemeli ve boşanmamalıdır. Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem) buyuruyor:
- Cehenneme baktım çoğunun kadın olduğunu gördüm. Ne için böyledir? Dedim.
- Çok lânet ederler, kocalarına şükretmezler ve onlardan şikayet ederler dedi. (İhyau Ulumid-Dîn Cild-2, Hadis No: 252, Sayfa 150; Nura doğru Cild-2, Sayfa 958)
Bu Hadis-i şerifte cehennem ehlinin çoğunun kadınlar olduğunu söylüyor.
Hadis-i Şerif :
Cennette kadın soğuk havada sineğin bulunduğu gibi bulunur. (Hacı Muhammed Bilâl-i Nadir hazretlerinin vaaz bandından alınmıştır.)
Hadis-i Şerif :
“Cennette bir insana bu dünya hatun’undan iki tane verilir.” (Ramuz’ul Ehadis, Hadis No: 6313)
Bu Hadise göre de kadınlar erkeklerin iki misli cennete girecek. Böyle birbirini nakseden hadisler vardır.
Şeyh Muhiddîn-i Arabî Hazretleri istidracında şöyle buyuruyor :
En sonunda Müslümanlar zafer kazanır kafirler kaybeder. Müslümanların zafer kazanmasına, kafirlerin kaybetmesine sebep yine kadınlardır. Kafir kadınlarının iffetlerini muhafaza etmezler, başka erkeklerle temas ederler. Ondan çocukları olur, o çocuklar pic olur. Allah’u tealâ onları yeryüzünden temizlemek ister. Allah’u teâlâ o kafirlere lânet eder. Müslüman kadınları iffetli ve namuslu olup kocalarından başka erkeklerle temas etmezler; doğan çocuklar temiz olur. En sonun da Müslümanların zaferi kazanmasına sebep, Müslüman kadınları iffet ve namuslarını muhafaza eder; doğan çocuklar temiz olur. Allah'ü Tealâ o sebepten o kavme merhamet eder. Kafirlerin harbi kaybetmesine sebep, yine kadınlardır. Bir memlekete küfür kadınların eli ile gelir. İslamiyette kadınların eli ile gelir. Bir memlekette Allah'ü Tealâ islâmiyeti, dîni mübin-i bir erkeğin eli ile meydana çıkarır. Onun ilk yardımcısı erkek olmaz, kadın olur. İlk kendini tanıyanlar erkek olmaz, kadın olur. Kendini her yere tanıtanlar, erkek olmaz, kadın olur.
Bir memlekette küfürde kadınların eli ile gelir. Bir erkek her ne olursa olsun, hakiki, iffetli olur. Kadınlar namussuz olur, kendini teşhir ederse, bütün erkekleri yoldan çıkartır. Diğer bir açıdan bakarsan bir pavyonda veya benzeri kötü yerlerde çalışan kadının sayısı çok azdır. Amma onlara uyan erkeğin sayısı çok fazladır. Yoldan çıkaran kadın az ama yoldan çıkmaya heveslenen erkek çoktur.
Yine Allah'ü Tealâ kadınların kalbini yumuşak ve merhametli yaratmış. Bunu umumî açıdan ele alırsan böyledir. Hasılı iyiler ve kötüler kadınlarda da çok, erkeklerde de çoktur.
Allah'ü Tealâ her şeyi çift yaratmıştır. (Sure-i Nebe, Ayet 8; Sure-i Zariyat, Ayet 49)
Gece ile gündüz, kış ile yaz, soğuk ile sıcak, dişi ile erkek çift olduğu gibi İslâmiyeti yürütmede de çifttir. Eğer peygamberimizin ilk yardımcısı Hazreti Hatice validemiz olmasa idi, bu İslâmiyet çok zor ve çok geç meydana çıkardı. (Kütüb-i Sitte Cild- 13 Sayfa 41; Siyer-i Nebi, Cild-2, Sayfa 236 )
Mûsâ (Aleyhis-Selâm)’ya Şuayb (Aleyhis-Selâm)’ın kızları sahip çıkıp onu tanıtmasa, Mûsâ (Aleyhis-Selâm) İslâmiyeti yaymada çok güçlük çekerdi. İbrahim (Aleyhis-Selâm)’ın yanı sıra Sâra validemiz kendini ateşe atıp iman ederek destek olmasa idi; İbrahim (Aleyhis-Selâm) bu Dîn-i Mübini çok geç ve zor yayardı. Bütün evliyalarda böyledir.
14- “Ey nâs ! Kadınlar yanınızda yardıma muhtaç yaratıklardır. Allah’ın emaneti ile aldınız. Onların ferclerini Allah’ın kelimesi ile kendinize helâl yaptınız: Ne var ki, Sizin onların üzerinde haklarınız vardır. Onların da sizin üzerinizde hakları vardır. Sizin onlar üzerinde haklarınız:
Yatağınızı kimseye çiğnetmemeleridir. Maruf (dine uygun) olan hususlarda size baş kaldırmamalarıdır. Bunu yaparlarsa (haklarınıza riayet ederlerse) onları maruf ölçüler dahilinde yedireceksiniz, giydireceksiniz.”
(Ramuz’ul Ehadis, Hadis No: 2164; Sünen-i İbn-i Mâce, Cild-5, Hadis No: 1851; Tenbihul Gafiliyn Sayfa 601)
15- “Ey Kızım ! Beni hak peygamber olarak gönderenin hakkı için eğer Ali’yi hoşnut etmeden ölecek olsaydın; Senin namazını kılmazdım.
Sonra şöyle buyurdu:
Ey Kızım! Bilmiyormusun ki; Kocanın rızası Allah’ın rızasıdır. Kocanın dargınlığı Allah’ın dargınlığıdır.
Ey kızım! Hangi kadın olursa olsun; İmran kızı Meryem’in ettiği ibadet kadar ibadet edecek olsa, ama kocası kendisinden hoşnut olmasa, Allah onun hiçbir ibadetini kabul buyurmaz.
Ey Kızım! Kadınların en faziletli ibadeti kocasına itaattır. Bundan sonra kadın için en faziletli ibadet ip büküp, örgü işi yapmaktır.
Ey kızım! Bir kadının büküp örme işinde bir saat kalması; onun için bir senelik ibadetten hayırlıdır. Kadınların dokuyup ördüğü her elbiseden onlar için bir şehid sevabı vardır.
Ey Kızım! Bir kadın için dokuyup ta kocasına, çocuklarına giydirdiği bir elbiseden ötürü cennete girmek vacip olur. Onun örüp dokuduğunu giyen kimselerin sayısı kadar cennet içinde kendisine bir şehir verilir.” (Dürret’ül – Vaizin, Cild-1, Sayfa 222-223)
16- Atâ, İbn-i Ömer (Radiyallahu anhü) den naklen şöyle anlatır:
“- Bir kadın, Resulullah (Sallallahu aleyhi vesellem)’in huzuruna geldi ve sordu:
- Yâ Resûlullah! Erkeğin kadını üzerindeki hakkı nedir?
Resûlullah (Sallallahu aleyhi vesellem) anlattı:
- Bir binek üzerinde olsa dahi kendini kocasına teslim etmekten kaçınmamalıdır.
Kocasının izni olmadan, bir gün bile olsa (nafile) oruç tutmamalıdır. (Ramazan orucu hariç). Şayet orucu tutarsa, mükafatı kocasının olur; günahı da kendisine kalır.
Evinden izinsiz dışarı çıkmamalı. Şayet izinsiz çıkarsa, dönüp elini kocasının elinin üzerine koyup “istediğini yap!” deyinceye kadar, rahmet melekleri ve azap melekleri ona lânet okurlar.
Bir kadın namaz kıldığı zaman, kocasına dua etmezse, kocasına dua edinceye kadar namazı reddolunur.” (Tenbihül Gafilîyn, Sayfa 601)
17- Kâtâde (Radiyallahu anhü) şöyle anlatır:
- Resûlullah (Sallallahu aleyhi vesellem), Mina’da iken, bir hutbesinde şöyle hitap etmişti :
“- Ey insanlar! Sizin kadınlarınızda hakkınız olduğu gibi, Onların da siz de hakkı var….
Sizin onlarda ki hakkınız :
Yatak hakkınızı korumalarıdır. Sevmediğiniz kimseyi evinize koymamalarıdır. Açıktan bir kötülük yapmamalarıdır. Şayet yaparlarsa, sakatlamıyacak şekilde, onları dövmeyi Allah size helâl kılmıştır.
Onların sizdeki hakkı ise:
Giyimleridir, bir de güzel geçimleridir.” (Tenbihul-Ğafilîyn, Sayfa 601)
18- “Zevcin zevcesi üzerindeki hakları şöyledir:
Bir deve tekiltisi üzerinde bulunsa bile kendi nefsini zevcinden men etmesin. Ondan izinsiz Ramazan’ın dışında bir gün (bile) oruç tutmasın. Kocasından habersiz bir yere gitmesin. (Sevap umarken günaha batmasın) Buyurdu ki:
……Eğer bir hanım zevcinin evinden kaçarsa evine dönüp dilediğini yap demedikçe namazı kabul olmaz. Yine buyurdu ki:
- Bir kadın beş vakit namazını kılsa, bir ay orucunu tutsa, kendini namahremden korusa ve kocasına itaat etse, cennet-i Alâ’ya girer.”
[Marifetnâme Sayfa 1089; Nura doğru, Cild-2, Sayfa 959; Sünbenü Ebû Davud, Cild -8, Hadis No:2141; Kütüb-i Site Cild-10, Hadis No:3295-3297; İhyau Ulumid-Dîyn Cild-2, Hadis No:247, Sayfa 148; Muhtarul Ehadisin Nebeviye Hadis No:108, Sayfa 112; Kırk mevzuda kırk hadis Hadis No:18, Sayfa 478; İmadiyel İslâm, Sayfa 105; Sünen-i Tirmizi Cild-2, Hadis No: 1170: Tam ilmihal (Saadeti ebediye) Sayfa 598 ; El uhudu’l Kübra (İmam-ı Şâ’rani) Sayfa 404; Seçme hadisler, Hadis No:85, Sayfa 186]
19- Erkeklere verilmeyen üç haslet kadınlara verilmiştir.
a) Kadınların hayız görmesi, sevabı,
b) Kadınların çocuk doğurması sevabı,
c) Kadınların eşlerine mutî olması sevabı,
a) Kadınların hayız görme sevabı:
Bir kadın hayızlı olduğunda, namaz vakitlerinde zikrullah ve istiğfarı terk etmezse, kaç gün hayız görürse her günü için divanına (Amel defterine) kırk şehid sevabı yazılır.
b) Bir kadın hamile olduğu zaman hamlini vaz edince (doğum yapınca) kaç gün nifas hali olursa, her günü için divanına (Amel defterine) elli şehid sevabı yazılır.
c) Bir kadın kocasına mutî olmazsa, yani eşi kadınından razı olmazsa, Allah’u teala o kadından razı olmaz. Hatta Melâikeler gibi ibadet etmiş olsa da Allah’u teala o kadından razı olmaz
Herhangi bir kadın, beş vakit namazını kılsa, kocasına da mutî olsa, O kadına cennetin sekiz kapısı açılır. Hangi kapıdan isterse girer. Hatta kocasından on bin yıl önce cennete girer. (Yukarda ki yazı İmadiyel İslâm kitabının Osmanlıca orijinal’inden sadeleştirilerek alınmıştır.)
20- “Kocası yanında olan kadının onun izni olmadan nafile oruç tutması, yahut onun izni olmadan birini eve alması helâl olmaz. Onun emri olmadan infak ettiği (cömertlik) şeyin karşılığında alınacak ecrin (sevabın) yarısı ona verilir. [Ramuz’ul Ehadis Hadis No:6041; Seçme hadisler, Hadis No: 92, Sayfa No: 190; Riyazüs –Salihiyn (Aslı ve tercümesi), Hadis No: 282, Sayfa 232 ]
21- Hazreti Cabir (Radiyallahu anhü) ‘in bir rivayeti şöyle :
- Üç kişinin namazı kabul edilmez ve hiçbir hayırları semaya yükseltilmez.
a) Geri dönünceye kadar kaçan köle :
b) Ayılıncaya kadar sarhoş,
c) Razı edinceye kadar, kocasını darıltan kadın. (Kütüb-i Site, Cild-10, Sayfa 67)
22- “Hangi kadın olursa olsun kocasının yüzüne asık yüzle bakar onu kedere boğarsa …kocasının yüzüne gülüp onu neşelendirinceye kadar Allah’ın dargınlığındadır.” [Dürret’ül Vaizin, Cild-1, Sayfa 222; Riyazüs-Salihiyn (Aslı ve tercümesi) Hadis No: 281, Sayfa 232 ve Hadis No: 1746, Sayfa 1022]
23- Taberâni merfuan şu hadis-i rivayet eder. Eefendimiz (Sallallahu aleyhi vesellem) :
- Cennete girecek kadınlarınızı size haber vereyim mi? Buyurur. Ashab:
- Haber ver Ey Allah’ın Resûlü! derler. Efendimiz :
- Genç, doğurucu bir kadın (sebepsiz) gücendirildiğinde veya ona kötü davranıldığında veyahut kendisine kocası kızdığında gazaba gelen kocasına: “İşte elim elindedir, sen memnun kalmadıkça uyumuyacağım” diye efendisinin gönlünü alan kadınlardır, buyurdu. [El Uhudul Kübra (İmam-ı Şa’rani ) Sayfa 404]
24- BEZZAZ güzel senedlerle ve İbn-i Hibban rivayet ediyor. Adamın biri (Sallallahu aleyhi vesellem) efendimize kızı ile birlikte gelir.
- Kızım evlenmek istemiyor diye şikayette bulunur. Efendimiz kızar:
- Babana karşı saygılı ve itaatli ol, buyurur: Kız Efendimize:
- Seni Hak Peygamber olarak gönderene yemin ederim ki, Ben bir erkeğin eşi üzerinde ne gibi bir hakkı olduğunu öğrenmeden hiçbir vakit evlenmeyeceğim, der. Efendimiz şöyle cevap verir:
- Bir erkeğin eşinde olan hakkı şudur ki, erkeğinin üzerinde bir çıban yarası olsa, bunu dili ile yalasa, bu yaradan kötü koku koklasa, ağzını kana bulayıp bu yaranın kanını yutsa da, bütün bu davranışı ile erkeğinin hakkını ödeyemez
Kız şöyle der:
- Seni Hak Peygamber olarak gönderene yemin ederim ki, hiçbir zaman evlenmeyeceğim. Bunun üzerine Efendimiz (Kızın babasına) :
- Kızlarınızı rıza ve izinleri olmadıkça evlendirmeyiniz, buyurdu. [İmam-ı Şa’rani (El Uhudul Kübra) Sayfa 404]
25- NESEİ ve BEZZAZ merfuan şu hadis-i rivayet ederler:
Kocasına muhtaç olduğu halde, ona şükürde bulunmayan bir kadına, Hak Teâlâ (Rahmet nazarı ) ile bakmaz. [İmam-ı Şa’rani (El Uhudul Kübra) Sayfa 405]
26- Yararlı bir kadın, yararsız bir erkekten hayırlıdır.
Hangi kadın olursa olsun; kocasına yedi gün hizmet ederse… yedi cehennem kapısı ona kapanır; Sekiz cennet kapısı onun için açılır. Bu cennet kapılarından hangisinden isterse hesab vermeden girer. (Dürret’ül Vaizin, Cild-1, Sayfa 218)
27- İbn-i Mace merfuan şu hadisi rivayet eder:
“Adamın biri karısından kırmızı dağdan siyah dağa, sonra da siyah dağdan kırmızı dağa gidip gelmesini istese, bu gidilecek dağlar ne kadar dik ve sarp olsa da, kocasının emrini yerine getirmesi icab eder.” [El Uhud’ul Kübra (İmam-ı Şa’rani) sayfa 404]
28- Zevci (Kocası) kendinden razı olarak ölmüş olan her kadın cennete girecektir. [Kütüb-i Site Cild-10, Hadis No: 3294; Sünen-i İbn-i Mace, Cild-5, Hadis No: 1854; İhyau Ulumid-Dîn, Cild-2, Hadis No:245, Sayfa 147; Nura Doğru Cild-2, Hadis No:4, Sayfa 971; Riyazüs Salihiyn (Aslı ve tercümesi) Hadis No:286, Sayfa 233; El Uhud’ul Kübra (İmam-ı Şa’rani) Sayfa 403]
29- İbn-i Hibban rivayet ediyor:
“Beş vakit namazı kılan, edep yerini koruyan, eşine saygılı ve itaatlı olan bir kadın, istediği her hangi bir kapıdan cennete girebilir.” [El Uhudul Kübra (İmam-ı Şa’rani) Sayfa 404; Tenbihul Gafilîn Sayfa 601]
30- Ümmü Seleme (Radiyallahu anha)’den Resûl-u Ekrem (Sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur:
“Kendisinden kocası razı olduğu halde ölen her (Müslüman) kadın cennete girer.” (Seçme Hadisler, Hadis No: 93, Sayfa 191)
31- “Onlar hamile olur, çocuk doğurur, emzirir, yavrularına karşı son derece şefkatli ve merhametlidirler. Eğer kocalarına karşi küfrân-ı ni’mette bulunmasalar, namaz kılanları hemen cennete giderdi.” (Nura doğru, Cild-2, Sayfa 961; İhyau Ulumid-Dîn, Cild-2, Hadis No:248, Sayfa 148)
32-“Mi’raca çıkarıldığım gece bazı kadınları şiddetli azab içinde görmüştüm; onları hatırladım, ağladım.” (Dürret’
ül-Vaizin, Cild-1, Sayfa 219)
33- Kadın, kocası evinden ifsatçı olmamak şartı ile sadaka verirse:
a) Kendisine sadaka verdiği için,
b) Kocasına da, onu kazandığı için,
Ecir (sevap) yazılır. Bekcisi de aynı ecri alır. Bunlardan birine verilen ecir, diğerinin ecrini eksiltmez. (Muhtar’ul Ehadisin Nebeviyye, Hadis No: 78, Sayfa 97)
34- Aişe (Radiyallahu anha) ‘den Rasûlullah (Sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu, dediği rivayet edilmiştir:
- Ev kadını, evinin taamından israf etmeyerek (örf adete göre ailesine, misafirlerine) infak ve ikram ettiğinde, bu infak ile me’cur (ecir ve sevap verilir) olunur. Bu malı kazandığı cihetle de zevci, muhafaza ettiği için hizmetcisi bir o kadar sevap kazanır. Bunların sevabı öbürlerinin sevabından hiçbir şey eksiltmez (Sahih-i Buhari, Tectid-i sarih Cild-5, Hadis No:704)
35- Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem) buyuruyor ki:
- Kocasının müsaadesi olmadan evinden yedirmek, kadına helal değildir. Ancak bozulup çürüyecek yaş (meyve) ve yemekler müstesnadır. Şayet kocasının müsaadesi ile yedirir ise, kocasının sevabı kadar sevap alır. Müsaadesi olmadan yedirecek olursa, günahı kendisine sevabı ise kocasına ait olur.” (Nura doğru, Cild-2, Sayfa 965; Muhtar’ul Ehadisin Nebeviyye Hadis No: 524; Kütüb-i Sitte, Cild-16, Hadis No: 5792,5793; Cild-17, Hadis No: 6730; İhyau Ulumid-Dîn, Cild-2, Hadis No:257, Sayfa 153; Sahih-i Buhari, Cild-11, Hadis No:1818)
36- “Erkeğin karısı üzerinde hakkıdır ki:
a) Kocasının yatağını terk etmeye,
b) Kocasının yeminli olduğu şeyde uyar ola….
c) Evinden yalnız kocasının izni ile çıka.
d) Kocasının sevmediği kimseyi eve sokmaya…..” (Muhtar’ul Ehadisin Nebeviye, Hadis No: 525, Sayfa 315)