1- Allah'u Teâlâ'ya muhabbet:
Allah sevgisi ile ciğeri yanmalı. Allah dedikçe tütünü tütmeli. İbrahim (Aleyhis-selam) Allahu Teâlâ'yı severdi. Cebrail (Aleyhis-selam), İbrahim (Aleyhis-selâm)'i sınamaya geldi. Allahu Teâlâ Halîlimi gör, dedi. Koyunları yayarken Cebrail (Aleyhis-selâm) geldi. Fakir suretinde idi.
- Bu koyunlardan bana da verir misin? dedi. İbrahim (Aleyhis-selam):
- Sen Allahu Teâlâ'yı zikretmesini bilir misin? dedi.
- Bilirim.
- Et bakalım dedi. Cebrail (Aleyhis-selâm):
- “Subbuhun guddusun” dedi. İbrahim (Aleyhis-selâm):
- Vay sen benim Rabbımı nasıl zikrettin dedi. Ben senin elini öperim. Bu koyunların üçte birini sana verdim, daha zikreder misin? Cebrail (Aleyhis-selâm):
- Ederim. «Rabbenâ ve Rabbül melâiketi verruh» deyince İbrahim (Aleyhis-selam) deli gibi olup:
- Bu koyunların üçte ikisini sana verdim dedi. Yine:
- Zikir eder misin? dedi. Cebrail (Aleyhis-selâm):
- “Rabbiğfir verham vetecavez
amma ta'lem inneke entel eazzül ekrem” deyince İbrahim (Aleyhis-selam) büsbütün
haykırarak:
- Vallahi bu koyunların
hepsini sana veririm. Sana da köle olurum. Benim Rabbımı ne güzel zikir ettin
diye teslim etti.
İşte Allahu Teâlâ'yı seven
böyle sevmeli. Allahu Teâlâ'yı zikredeni böyle sevmeli. Allah için ciğeri
yananlar Allah'ın sevgilisi olurlar. (Mir'at-ı Kainat, Cild 1, Sayfa: 155-156,
Altı Parmak Kitabı, Sayfa: 174)
(Sure-i Tâhâ, Ayet 47)
Ves-selâmü alâ Menittebeal Hüdâ.
“Selâm hidayete tâbi olan kimse üzerinedir.”
Allahu Teâlâ'yı sevenler onunla sırdaş olurlar. Allah'ı seven çok zikir eder.
Hadîs-i Şerif:
“Allah'ı sevmenin alâmeti, zikrullahı sevmektir. Allah'ı sevmemenin alâmeti, zikrullah etmeyi sevmemektir.” (Ramuzu'l-Ehâdîs, Hadîs No: 5614)
Her kim Allahu Teâlâ'nın rızasında ise Allah'ı zikreder. İsterse namazı, orucu az ise de, Kur'an'ı az ise de, o kimse Allah'a mutidir. Her kim Allah'ı çok zikir etmiyor ise, o kimsenin namazı, orucu ve Kur'an'ı çok ise de Allahu Teâlâ'ya asidir. Şu Hadîs-i Şerife bak.
Hadîs-i Şerif:
“Her kim Allah'ı zikir ediyor ise namazı, orucu Kur'an'ı az ise de Allahu Teâlâ'ya mutidir. Her kim Allah'ı zikir etmiyorsa namazı, orucu, Kur'an'ı çok ise de Allah'a asidir” diye buyurmuştur. (Ramuzu'l-Ehâdis, Hadîs No: 5020)
Bu Hadîs-i şerifi okuyupta zikrullah etmeye yanaşmayan hocalara hayf olsun, vay halına. Zikrullahı çok eden bir ümmi çoban, zikrullahı çok etmeyen âlimden çok iyidir.
Şöyle gerektir ki; Rasûlullahı canından, malından, evlad-ı ayalından ziyade sevmektir. (Sahih-i Buhari Tecrîd-i Sarih, Cild 12, Hadîs No: 2069)
Hadîs-i Şerif:
“Bir âlimi seven, beni sevdi. Beni seven, Allahu Teâlâ'yı sevdi. Allah'ı seven cennete girer,” demiştir. (Envarü'l-Aşıkîn, Sayfa: 436)
Rasulullah'ı seven onun sünnetini canı gibi sever. Onun ümmetini sever, Onun üzerine salavatı şerife getirmeyi (çok) sever, onun yolu olan şeriatını, tarikatını, sever. Ashabını sever, dervişleri sever, evladını sever. Hadîsi şeriflerini sever. Medine-i Münevvereyi sever, Mekke-i Mükerremeyi sever, ona aşık olur. Aşık öyle gerektir ki; Rasulullah'ın sevgisinde kendini kaybetsin.
Hadîs-i Şerif:
“Seven kimse sevdiğinin sevgisi ile kendi sıfatını yok ederse, sevgilisinin zatını kendi zatında isbat eder.” Yani sevgilisinin ateşi ile yanıp, kendini mahveden, sevgilisini kendi zatında bulur. İşte Rasulullah Efendimize sevgi böyle olunca, onu kendi zatı ile maneviyatımızda buluruz, Sevgi böyle gerektir.
(Sure-i Taha, Ayet 47)
Ves-selâmü alâ menittebeal Hüdâ.
Selâm ise hidayete tâbi olan kimse üzerinedir.