Üçüncü Vaaz:
Hadîs-i Şerif:
An Ömer (Radiyallahu anhu) ennehu gâle Resulullah (Sallallahu aleyhi
vesellem)
Niyet hadîsi:
Hadîs-i Şerif:
Muaz ibn-i Cebel (Radiyallahu anhu) ennehu gale Resulullah (Sallallahu
aleyhi vesellem) buyurdu ki:
“Her bid'at dalâlettir. Ve her dalâlet ehl-i cehennemdedir.”
(Ramuzu'l-Ehâdîs, Hadîs No: 2098; Hayatü's-Sahabe, Cild 1, Sayfa: 19;
El-Uhudü'l-Kübra «İmam-ı Şa'rani», Sayfa: 44)
Amma bid'at ikiye ayrılır. O bid'atların biri, bid'atı hasenedir. Bid'at
demek:
Resul-ü Ekrem efendimizin
zamanında işlenmeyip sonradan işlenen şeylerdir. Amma bid'atı hasene iyi
bid'attır demektir. İyi bid'at şeriatın delillerine muhalif olmayandır. Belki
islamiyeti daha ziyade kuvvetlendirmeye sebeb olandır. Sevaba sebeb olandır.
Allah yanında güzel olandır. Mihrab, camide ve çeşitli camilerde yapılan zikrullah,
evrad ve ezkar okunması sabah namazından sonra güneş yükselinceye kadar ve
ikindi namazından sonra hatta güneş batıncaya kadar yapılması bid'atı
hasenedir. Minber'in hutbe için camiye konması
ve kitab yazılması ve ders okunması bid'atı hasene yani iyi bid'attır.
Camiler üç şey
için yapılmıştır:
Namaz kılmak, Kur'an ve Kur'an dersleri öğrenilmek ve okumak ve
zikrullah etmek için yapılmıştır. Amma
müstehab olanlar; minare, vaaz ve nasihat buna benzer şeylerdir. İslamiyet
kuvvet bulur. İşte bunlar ile amel caizdir. İbadet cinsinden olanlar caizdir.
Buna şeriat müsade etmiştir. Her kim bunlar ibadete kuvvet veren şeyleri caiz
değildir, bid'attır, mezmumdur, der ise; o kimse ehl-i dalâlettir, kötüdür.
Azgındır. İslamın yolundan çıkmıştır. Çünkü bu makamda evvelki ulema ve imamlar
kararlarını vermişler ve caiz görmüşler, şark ve garb hep tasdik etmişler. Sen
o şeriat ve tarikat ilmini bilmeyenlere yakın olma. Ve hakikattan haberleri
yoktur. Şu zamanda dalâlet ehl-i her şeyi söylüyor. İslamiyeti bozmaya çalışıyor.
Bu gibi fırsat buldukları meselelerde münakaşa ederler, aldanmayınız.
Hadis-i Şerif:
“Ben korkarım size münafıklar
âlim olurlar. Dîn ve hikmetten söyler ve size cevri cefa eder.”
(Ramuzu'l-Ehâdîs, Hadîs No: 1104 Benzeri)
Münafıklar hikmetten söylerler. Dalâlet odur
ki, tarik-i müstakim (olanlar) doğru
yolu terk edenlerdir. Ve başka yola gidenlerdir. Hep ehl-i Dalâlet olanlar
müfritlerdir. (Aşırılardır) Şeriattan,
tarikattan dışarı çıkanlardır. Bunlar hep cehennemdedirler. Bunlar onlardır ki
ibadetin daima yıkıcı tarafını ve kısaltıcı tarafını tutarlar. İslamiyete
aşikare açık delilleri, sağlam olan ibadetleri, itikatları bozmaya çalışır,
nafile namazı inkâr ederler. Halbuki Kur'an-ı Kerim'i inkâr ederler. Ayeti
kerimeleri ve Hadîs-i Şerifleri (inkâr)
ederler.
Hadîs-i Şerif:
Anil Ameş (Radiyallahu anhu)
ennehu gâle Resulullah (Sallallahu aleyhi veselem):
“Dinîn afatı üçtür.
a) Hoca olupta hem
facir günah işleyen,
b) Hükümdar olupta
adâlet etmeyen,
c) Cahil olupta
dîn hususunda kendi bildiği ile içtihad
yapan kimseler dîni yıkarlar. Dînin afatıdırlar.” (Ramuzu'l-Ehâdîs, Hadîs No: 13, Sayfa: 12;
Muhtarü'l-Ehâdîsin Nebeviyye, Hadîs No: 4, Sayfa: 17)
Bu cahil hoca veyahut âlim
amma facirdir. Şeytanın öz arkadaşıdır. Çünkü menfaati yolunda dîn-i imanı atar.
Fıskını meydana koyar, kendisini âlim sanar.
Hadîs-i Şerif:
İbn-i Abbas (Radiyallahu
anhu) ennehu gâle Resulullah (Sallallahu aleyhi vesellem) buyurdu ki:
“Allah'a yemin ederim, bid'at
sahibi bid'atını terk etmedikçe duası kabul olmaz.” (Berika, Cild 1, Sayfa: 268
Benzeri)
Hadîs-i Şerif:
Ramuzul-Ehadis'ten alınmıştır.
“Her kim bid'atla beraber
amel ederse, şeytan ona müdahele eder. Ve ona korku koyar ve ağlatır.”
Ağlamak ikidir. Biri rahmani,
biri şeytanidir.
Rahmani; sessiz ağlar.
Şeytani; sesli çocuk gibi ağlar.
Bid'atla beraber zikrullah
edenler belli olurlar. Bid'at; Peygamberimizin zamanında olmayıp, işlediği
zaman ahiretine faydası olmayan şeydir. Allahu Teâlâ onları şaşkın eder.
Hadîs-i Şerif:
An Ukbe (Radiyallahu anhu)
ennehu gâle Resulullah (Sallallahu aleyhi vesellem) buyuruyor ki:
Ümmetim üzerine iki şeyden
korkarım. Kibirlenme, keyfe, zevke ve şehvetlerine, mal ve mülk sevgisine tâbi
olup ve namazı terk ederler. Kur'an'ı da terk ederler ve münafıklar ilim
öğrenirler. Onlarda ilim sahibi olan müttaki âlimler ile münakaşa ve mücadele
ederler, çarpışırlar.”
İşte korktuğum şimdi tamamdır.
Nafile namaz kılanlara namaz
kılmayınız, bu namaz yoktur, Zuhru Ahir yoktur, Evliya ziyaretleri yoktur.
Evliyaullahtan ve Enbiyaullahtan, ulemâ-i billahtan şefaat ve yardım yoktur
deyip, münafıklığını meydana koyup, ayetleri ve hadîsleri inkar eder. Dînini
yıkıyor, imanını atıyor, ne yazık ki; çok müslümanları aldatıyor. İmanından,
itikadından ayırıyor. Resulullah'ın korktuğu kadar var. Yazıklar olsun! onlara
inanıp, dîn fukarası olanlara.
Hadîs-i Şerif:
An Aişe (Radiyallahu anha)
ennehu gâle Resulullah (Sallallahu aleyhi vesellem) buyurdu ki:
“O sâbıkları; ibadet ve
taatte ileri geçenleri gördün mü, anladın mı? Onlardan bir şeyi ilim babından
sorarsan, saçarlar. Kalbini gönlünü açar, usanmadan söylerler. Onlar Allahu
Teâlâ'nın gölgesindedirler”
Allah azze ve Celle'nin hak
sözünü onlara söylersen derhal kabul eder. Onlara sorarsan usanmadan,
yorulmadan sarf eder, söylerler. Onlar nasa (halka)
hüküm verdiklerinde kendi nefislerine verdikleri hüküm gibi hüküm verirler.
Onlar ibadette herkesten ileri geçenlerdir. Çok namaz kılmışlardır. El beş
kılarsa, onlar günde on kılmışlardır.
Hadîs-i Şerif:
“Cehennemde bir değirmen var,
kötü ulemaları öğütür.” (İmam-ı Şa'rani «Ölüm-Kıyamet-Ahiret», Hadîs No: 455,
Sayfa: 277; Ramuzu'l-Ehâdis, Hadîs No: 1655-1656; 6266)
Hadîs-i Şerif:
An Muaz (Radiyallahu anhu)
ennehu gâle Resulullah (Sallallahu aleyhi vesellem) buyurdu ki:
“Bid'atçılar zuhur ettiği
vakit bu ümmette evvel geçenlere lânet ederler. O zamanda kimde ilim varsa
hemen ilmini sarf etmeye, neşre başlasın. Çünkü o zaman ilmi saklayan ketmeden
Muhammed (Sallallahu aleyhi vesellem)'e inen Kur'an-ı Azimüş-şan'ı ketmetmiş
olur.”
Çünkü o günde ilmini saklayan
Allahu Teâlâ'nın lânetine uğrar diye de yine hadîs vardır. İşte şimdiki zamanda
aynı, Resulullah (Sallallahu aleyhi vesellem)'in buyurduğu zamandır. Nice hoca
geçinenler var ki; doğrudan doğruya peygamberi inkâr ediyor.
Kardeşim gözünü aç!
O sevgili peygamberin ümmetisin.
Bunları bil, dînine ve imanına sahib ol. Eski kitabları inkâr edip yeniden bir
şeyler anlatmaya çalışanlar hep o sapkınlardır. Bunlar eski hocaları cahil
görürler. Sakın inanma. İmanından mahrum olursun. Dikkat! Dîn, iman
meselesidir. O münafıklar daima ehl-i
takva olan müslümanların noksanını arar. Onun maksadı dîn-i ihya değil,
ehl-i ilim olanları nazardan düşürüp müslümanları şaşırtmaktır, geri koymaktır.
Bu kadar açık olan hadîs-i şerifleri hiçe sayanları tasdik edenler Allah'ın
Resulunün lânetine uğrarlar bu zaman çok dikkat edilecek zamandır. Bak böyle
zamanda ilmini saklayan âlime lânet ediyor. Halbuki bu dedikleri âlim hakkıyla
âlimdir. Fakat ya korkudan, ya bir şeyden dolayı ilmini sarf edemiyor. Buna
lânet ettiği, ilmini sakladığı içindir ki; dîn-i dîn ilm-i ile kemiren, batıran
münafığın karşısında şöyle diyor.
Hadîs-i Şerif:
“Benim en korktuğum
münafıklar ilim öğrenir, ümmetime cefa eder.” (Abdulkadir Geylani'nin
Sohbetleri, Sayfa: 98)
Halbuki yüzbin kere lânet
ediyor. Ondan korkup mübarek yüreği yanıyor.
Hadîs-i Şerif:
An Ebû Bürde (Radiyallahu
anhu) ennehu gâle Resulullah (Sallallahu aleyhi vesellem) buyurdu ki:
“Bir adam münafığa ya Seyyidi
yani ey Efendim dese; Rabbısı ona gadab eder” diye buyurdu.
Bu kadar ayetleri hiçe sayan,
hadîsleri tanımayan, bir münafık hocaya, dîn-i maskara ettiğine göre dururken
daha ona âlimdir, fazıldır diye hürmet eden ahmaktır.
Bir Hadis-i Şerif'de:
Resulullah (Sallallahu aleyhi vesellem) buyurur
ki:
“Ahmağın başka günahı olmasa,
o ahmaklığın günahı kendini cehennemde yakmaya yeter,” buyuruyor.
Ey Müslüman Kardeşim!
Dîn-i bütün sağlam ol, her
dîn-i bozmaya çalışanlara yüz verme.
Hadîs-i Şerif:
An Enes ibn-i Malik
(Radiyallahu anhu) ennehu gâle Resulullah (Sallallahu aleyhi vesellem) buyurdu
ki:
“Yani Ben-i İsrail'den zuhur
eden gibi sizdende zuhur ettiği vakit, o vakit yaşlı büyükleriniz fahiş zina
ederler. Mülkde küçüklerinizin elinde olur. İlimde en rezillerinizde olur.”
Yani ilim selahiyeti rezillere verilir.
Kâmillere verilmez. Kâmiller söyletilmezler. En rezil olanlar meydan alır.
Hadîsleri de inkâr eder. Çünkü bu hadîsler hoşuna gitmez. Ayetleri de inkâr
eder. Çünkü o da kendine vuruyor. Onu da kitabları da eski ulemayı billahları
da inkâr ediyor. Çünkü hep kendine dokunuyor. Bu hadîsler tamamen kendine
vurduğu için hadîsleri inkâr ediyor. Çünkü yaptığı, söylediği ilimler hep
rezillik olduğunu kendi de biliyor. Hatta Resul-u Ekrem Efendimizi sevmez olur.
Güya kendisine garazen söylüyormuş gibi görür. Ahmaklar da bunun ilm-i vardır
der, hürmet eder.
Hadîs-i Şerif:
«Ümmetimin münafıklarının
çoğu okumuşlardır.» (Ramuzu'l-Ehadis, Hadîs No: 1104, Tam ilmihal, (Saadet-i
Ebediyye) Sayfa: 728; Kimya-i Saadet, Sayfa: 174)
Ahmaklık günahı kendine yeter
dediği çok doğrudur. Adamın biri bu yakınlarda hacca gidiyor, geliyor. Kendini
görmeye gidenler ile sokağa çıkıyor. Bir râfızı sarhoş karşıdan geliyor. Hacı
hemen koşuyor. Râfızı sarhoşun elini öpüyor. Cemaat:
- Ne yaptın hacı diyorlar.
- Ağamdır diyor. Başına
gelenler dağılıyor. Bu hacı ahmaktır. Hacı olsa ne, böyleleri hoca olsa ne,
dîn-i yıkmaktan başka bir şeye yaramaz. Allah'ın lâneti, işte böyle dînin
kıymetini bilmeyenlere olur. Bid'at edenler ehl-i cehennemdir.
Hadîs-i Şerif':
An Enes ibn-i Malik
(Radiyallahu anhu) ennehu gâle Resulullah (Sallallahu aleyhi vesellem) buyurdu
ki:
Bid'at ehli olanlar
cehennemin köpekleridir (Ramuzu'l-Ehâdis, Hadîs No: 995) diye buyuruyor.
Bak ne diyor ibret al.
Hadîs-i Şerif:
An Avf ibn-i Malik
(Radiyallahu anhu) ennehu gâle Resulullah (Sallallahu aleyhi sellem) buyurdu ki:
“Ben-i İsrail Yahudileri 71
fırkaya ayrıldılar. Benim ümmetim onlardan bir fırka daha ziyadeye ayrılır.
Ümmetimin halislerinin üstüne en mazarratlı olurlar. Onlar kendi reyleri ile
kıyas yaparlar. Allahu Teâlâ'nın haram dediğine helâl derler. Allahu Teâlâ'nın
helâl dediğine de haram derler” (Ramuzu'l-Ehâdîs, Hadîs No: 3213; Marifetname,
Sayfa: 497; Sünen-i ibn-i Mace, Cild 10, Hadîs No: 3992) diye buyurmuştur.
Ey Kardeşler!
İşte bunlar şimdi
faaliyettedirler. 72 olmuşlar. Her biri bir taraftan dini yıkmaya bozmaya
çalışıyorlar. Hocadır, ilimleri de var, fakat çatlaktır. Kafaları çatlaktır,
beyinleri bozuktur. Kafalarından çıkan ilim şeytanın düzmesidir. Şeytan ehlini
bilir. Onların amellerini ziynetlendirir. Allahu Teâlâ:
(Sure-i Ankebut, Ayet 38)
“Şeytan onların amellerini
ziynetlendirir iyi gösterir, süsler, püsler.”