ZUHURATİYEY’İ GEYLANİYE
İKİNCİ YEDİ BEŞLER:
Halis Kullar
|
Birinci Sıra
Muhbitiynler, muhlisler nişanı İkinci Sıra İbadetçiler Üçüncü Sıra Kalbin
ilaçları devası Dördüncü Sıra Mühim devam
lazım. Beşinci Sıra Yere inen
melekler Altıncı Sıra İtikadlar
Mezhebler Yedinci sıra Dünyada
usuller |
(a) Kalbleri Allah zikrinden
cila bulur. İbadetlerde olan
zahmetlere sabır Salihler meclisinde
olmak. Abdeste Devam. Cum'a ve gayri makbul
günlerde Kâ'be'ye iner.
Sünneti Maişeti geçim Usulü |
(b) Üzerlerine gelen belâya sabır
eder. İbadete sadık, doğru olmak. Kur'an okunan yerde bulunmak
ve okumak.
Sukuta devam. Medine'ye iner. Cebriye Mezhebi (İtikad-ı
dalâlet) İbadet usûlü evveli var sonu
var |
(c) Namazlarına kaim olurlar. İbadette kalbini kandırmak Karnını haramdan saklamak Kudüs'ü Şerif'e iner. Kaderiye Mezhebi (İtikadı
dalâlet) Kafirin küfrünün evveli var
sonu var. |
(d) Rızklarından Allah için
fukaraya verirler. Allah için malından yedirmek. Gece namaz kılmak. Paklığa devam Alış-veriş mahalline iner. Hululiye Mezhebi (İtikad-ı
dalâlet) Halk ile usul var. |
(e) Allah'a teslim olurlar. Seher vak tinde istiğfar
tövbe etmek. Şeriata devam. Mü'minlerin mezarlarına
iner. Rafazı Mezhebi (İtikad-ı
dalâlet) Mal ile usul var. |
Muhbitinler,
Muhlisler nişanı Allah'ın halis kulları.
(Sure-i Hac,
Ayet 34)
«İşte
ilahınız bir tek ilahtır. Öyleyse ona teslîm olun. Mütevazi insanlara müjdele.»
Sizin
Rabbiniz bir Allah'tır siz ona can ve gönülden teslim olunuz. «Ya Habibim sen
Allah için kendi nefislerini hapt edenlere müjde eyle.»
Yani kendi nefislerinden yiğitlik, şecaat,
kuvvet, kudret, şehvet, vakar her işler elinden gelir. Ne yaparsa yapabilir ve
lakin Allah'ın emirlerine ve Allah'ın muhabbetlerinden kendilerini hor zayıf
etmişlerdir. Kafir münafıklara karşı hiddet ve şiddet ederler. Allah için
mü'minlere kendini zayıf ederler. Allah için onlara müjde eyle. Nem var ise
onlar içindir. Onların nişanı şudur:
(Sure-i Hac,
Ayet 35)
“Onlar
Allah'ı zikir ettikleri vakitde kalbleri ürperir, Allah'ın zikrinde iken
kendilerini tutamazlar.” Sıtma tutan adam gibi kalblerinin hareketinden
kendilerini tutamazlar onlara müjde eyle.
İKİNCİ YEDİ BEŞLER- Birinci Sıra:
Muhbitiynler,
Muhlisler nişanı.
a- Kalbleri
Allah zikrinde cilâ bulur:
Allah'ı zikrettikleri vakitde tam cila alır.
Yani kalb öyle bir parlar ki ateşe basılmış gibi olur. Vücuda bir zelzele
düşer. İnsanı harekete geçirir.
(Sure-i Nur,
Ayet 35)
«Kandil
sanki bir incimsi yıldızdır. Şarkı garbı olmayan mübarek bir zeytin ağacından
tutuşturulmaktadır. Onun yağı kendisine ateş dokunmasa bile
hemen hemen ziya verecektir.»
(Ziya verir ister ki ateş dokunmasın) demektir. Ateş
dokunmadan zeytini yanar.
b-
Üzerlerine gelen belâ'ya sabrederler:
Allah zikrinden
dolayı dîn için gelen belâlar ve musibetlere sabır eder. Dîn yolunda zahmet
çeker yine dîne yardımdan geri kalmaz. Allah için her felakete katlanır.
İstikameti bozmaz.
(Sure-i
Ahkaf, Ayet 13)
«Şüphe yok o kimseler ki Rabb'ımız Allah'tır dediler.
Sonra istikamette bulundular. Artık onların üzerine bir korku yoktur ve onlar
mahzunda olmayacaklardır.»
c- Namazlarına
kaim olurlar.
(Sure-i Nisa,
Ayet 162)
“O
kullar namazınlarına kaim, daim olurlar. Beş vakit namazı devam üzere
kılarlar.”
Bir
kimse namazına hor baksa, ehl-i zikir değil, Hüccetli evliya olsa yalandır.
Tarikatı fehmeden (anlayan) şeriatı ondan yüksek bilir.
d- Rızkı olandan
Allah için fukaralara yedirir.
(Sure-i Hacc, Ayet 35)
“Ellerinde olandan fukaraya yedirirler.”
Her
kimde bu yedirme yok ise, her ne kadar yüksek alim deseler inanma. Allah
tarafına kalbi açılanın, eli cömertliğe açılır.
e- Cânı gönülden
Allah'a teslim olurlar:
Canı gönülden Allah'a teslim olmaktır. Olan
bulur «Felehu eslimu» Allah'a teslim olmayan bu devlete eremez. Ben Allah'a teslim oldum demekle değildir. Bir alimin bir kamilin elinden
tövbe etmeden bu hallar ele geçmez. Hakk Teala Kur'an'da:
(Sure-i
Tövbe, Ayet 119)
“Sadıklarla
beraber olunuz.”
İKİNCİ YEDİ BEŞLER- İkinci Sıra:
İbadetçilerde:
a-
İbadette olan zahmetlere sabır.
(Sure-i Ali
İmran, Ayet 16-17)
“Ey
Rabb'imiz! Biz muhakkak iman ettik. Bizim günahlarımızı mağfiret buyur ve
bizleri ateş azabından koru, derler.
Onlar
sabredicilerdir, sadıktırlar, ibadetlere müdavimdirler, infak edenlerdir. Seher
vakitlerinde de istiğfarda bulunanlardır.”
Burası
ibadetlere aitlik göstermektedir. İbadette olan zahmetlere sabır etmektir.
Allah'ın has kulları gece ve gündüz zahmetli ibadetlere tahammül ve sabır eder,
fazla çalışır.
b- İbadette
sadık ve doğru olmak:
Doğrudan doğruya sırf Allah rızası için ibadet
etmek yani bazı kimseler var ki ibadet eder, Kur'an okur. Allah'a yalvardığında
zor eder: Ya Rabbi şu şöyle olsun der. Allah'ım beni affet, azabından kurtar
diye yalvarmalı imiş. Allah böyle diyor.
c-
İbadette kalbini kandıranlar odur ki:
«Vel Ganitiyn»
Allah'a kalbleri inanmış, ciddi olarak Allahu Teala'nın ibadetinin sonunda çok
büyük devletlere nail olacağını iyice tasdik edip kalbini inandırmaktır. Allahu
Teala kuluna her halde her zamanda yardım eder, sıkmaz.
d-
Allah için malından fukaralara yedirmek:
Bir kimse ne kadar
ibadet etse malından Allah yoluna sarf etmez ise mutlaka ibadeti hiçtir.
Allah'ı seven, Allah'a inanan, Allah yoluna can vermekten korkmaz. Allah'ın o
malın yerine mal vereceğine inanmayan, Allah yoluna veremez. Cömert o malın
yerine Allah'ın fazlası ile vereceğine inanır, verir.
e-
Seher vaktinde istiğfar tövbe ederler demek:
Seher vaktinde rahmet kapıları açılır. Cenab-ı Hak
kullarını seyreder görür, bilir. Günahına tövbe ile affı mağfiret isteyenlere
verir. Seherde dilek kabul olur.
(Sure-i A'li
İmran, Ayet 17)
«Onlar
sabredicilerdir, sadıktırlar, ibadetlere müdavimdirler, infak edenlerdir. Seher
vakitlerinde de istiğfarda bulunanlardır.»
Şu
halde bir kimse bunların cümlesiyle amel etmeli ibadette sabır, sadık ve
kalbini kandırmak. Malından sarf etmek seherlerde yalvarmak. Bunların birisi
olmazda birisi olur ise, fayda etmez. Allah için ibadet kabulünün şartı
bunlardır.
İKİNCİ YEDİ BEŞLER- Üçüncü Sıra:
a- Salihler
meclisinde olmak:
Hadîs-i Şerif:
«Kalbin ilacı beştir.»
«Mecalisetis salihiyn» İyi Salihler, salihler
meclisinde oturmak, bir saat bir alim yanında oturmak, elli yıl ibadetten
efdaldır. Alimin yüzüne bakmak ibadettir. Velakin bu alim şu alimdir ki sen
onun yanına vardığında her ne kadar yanında kalsan kendinde dünya sözü ve
kaygısı göremezsin.
b- Kur'an okumak
ve okunan yerde bulunmak:
Kur'an okuyan sırf Allah için okumalıdır.
Kur'an okuyan kendi kalbini nurlandırmak ve Allah'ın rızasını bulmak, aşk,
muhabbet ve sevgi ile, şevk ile okumak. Para ile okuyanların kalblerinde
nur olmaz. Bu nur kalbin nurudur.
c- Karnını
haramdan saklamak:
Hadîs-i Şerif:
«Haramdan karnını saklamaktır.»
Haram yiyen adamın duası
d- Gece namaz
kılmak:
Hadîsi Şerif:
“Kalbin şifası gece namazındadır.”
(Sure-i Mü'min'ûn Ayet-1)
«Muhakkak ki mü'minler felaha ermişlerdir.” Sure-i
Mü'min'undan Ve aleyha tuhmelune kadar birinci rek'atta okursa
(Sure-i Furkan, Ayet 61)
«Gökte burçlar var
'den
sonuna kadar ikinci rek'atta okursa o kimsenin kalbine hikmet nurları açılır.
Kur'an'ın sırları ona ayan olur.
e-
Hadîs-i Şerif:
“
“Devaül
kulub hamseti eşya'i Mecalisetis salihiyn” ve kıraati Kur'an ve “ihlail Batnı
anil haram ve kıyamil leyli ve fetezzerû anüs subhı”
Allah'ım
bunlara dikkat etmekten bizleri ayırmasın. (Amin)
İKİNCİ YEDİ BEŞLER- Dördüncü Sıra:
Mühim devam
lâzım.
a- Abdesde
devam:
Abdestli insan şeytanın
şerrinden kurtulur. Abdeste devam eden kalbi nurlu olur. Abdest silahtır.
Abdestsiz adamda feyiz olmaz. Abdestli iken feyiz kapıları açık olur. Abdestsiz
olunca kesilir, gider.
b-
Sükuta devam:
Diline sahib
olmak, her belâ'ya insanı giriftar eyler, çok söyleyen mutlaka yalan katar, az
söylemek, sukut etmek bir hazinedir.
Hadîs-i
Şerif:
«Kim
sustu kurtuldu» demektir. Söylerse hakkı söylemeli.
c-
Tefekküre devam:
Tefekkürün bir saati bin senden hayırlıdır.
Tefekkürün en
makbülü ehl-i zikir olanların Hakk'a teveccüh ve rabıtalarıdır.
d- Pakliğe
devam:
Hadîs-i Şerif:
Temizlik imanın yarısıdır.
Allah ve peygamber temizi sever. Pak (temiz)
olmayan pak'a kavuşamaz. Allah ve peygamber paktır. Nur olmayan nura kavuşamaz.
Halisin nişanı paklıktır.
e- Şeriata
devam:
Şeriat Allah'ın, peygamberin çok dikkatle emir
ettiği şeylerdir. Ona hor bakan hor olur. Filan zat haramı helâl etmiş yani
rakıyı suya ve yahut başkasına tebdil eylemiş derler. Bunlar cahil halkın o
büyük zatlara iftiralarıdır. Bir şeyi tebdil etmek Allah'ın dilemesi ile olur
Allah'da onu habibine haram kılıp sonra başkalarına helâl etmez. Kur'an'a
muhaliftir.
İKİNCİ YEDİ BEŞLER- Beşinci Sıra:
a- Cuma ve gayrı
makbul günlerde Kabe'ye iner:
Kabe'ye iner, nida eder çağırır. Allahu
Teala'nın farz kıldığı emirlerini, yani haramı haram, helalı helal, emrini
emir, nehyini nehyi bilmez ve tutmaz ise, Allahu Teala'nın rahmeti ona
haramdır. Allah'ın rahmetinden mahrumdur, der. Haram, helâl farz, vacib bunlar
Kur'an iledir. Bunları katiyyen tebdil etmez.
b- Medine'ye iner:
Medine-i Münevvereye iner, nida eder, çağırır.
Her kim Resulullah'ın sünnetini tutmaz ise Resulullah'ı sevmiş değildir. Anın
şefaatından mahrumdur der. Resulullah'ın sünnetini tebdil
c- Kudüsü şerife
iner:
Kudüsü şerife iner, nida eder, çağırır. Her
kim cümle peygamberlere ve onlara inen kitaplara inanmaz ise, onların
şefaatından mahrumdur ve Allahu Teala'ya asidir, der. Peygamberlerin
kitaplarının Hak olduğuna inanmak ve onlara muhabbet cümle müslümanlara
farzdır.
d- Mahalli alış
veriş yerine iner:
Alış veriş yerlerine, pazarlara iner, nida
eder, çağırır.
Ey Gafiller! Halkı aldatanlar, sizin için
azablar hazırlanıyor. Halkı aldatmayın, Allah'tan korkun der. Sokak, çarşı,
pazar ehl-i çok dikkat etmelidir.
e-
Mü'minlerin mezarlarına iner:
Mü'minlerin kabrine inerler;
Ey Kabir ehli!
Dünyada malınızdan ne aldınız? Ve neye hasrettiniz? der. Kabir ehli!
- Dünyadan bir kefen aldık, oda kimimizde var, kimimizde
yoktur. Hasretimiz şudur:
Mü'minler; Cuma ve bayram namazları ve günde beş vakit
namaz kılarlar. Biz her ne kadar olsa da az yaptık. Dünyada olsak bizde kılsak
derler.
İKİNCİ YEDİ BEŞLER- Altıncı Sıra:
İtikadlar,
mezhebler
a-
Ehli sünnet vel Cemaat mezhebi sünneti.
Ehli sünnet
mezhebi, itikatta mezhebimiz ehli sünnet vel cemaat mezhebidir. Bu da dört
şeyledir:
1- Kitap,
2- Sünneti Resul,
3- İcma-i Ümmet,
4- Kıyası Fukaha'dır.
Kitabullah, Peygamberin sünneti, icmâ-i ümmeti, Ümmeti
Muhammed'in kararı, kıyası fukaha; imamların sözü ve içtihatlarıdır. Herkes
büyük küçük bununla olur, bundan ayrılan dalâlettedir. En küçüğü çok mühimdir.
b-
Cebriyye Mezhebi, (itikadı dalâlet)
Cebriye mezhebi, insan günah işlemeye mecburdur derler.
İster istemez işleyecektir derler. Çünkü ezelde levh-i mahfuzda yazılıdır.
Takdir olmuştur derler. Bu şeytan mezhebidir. Şeytan böyle dedi. Günahı ben
işledim dedi. Sen ezelden takdir böyledir dedin. Adem tövbe etti, kabul oldu.
Benim olmadı deyince Adem (Aleyhis-selam):
(Sure-i Araf,
Ayet 23)
“Ey
Rabb'imiz! Biz kendi nefislerimize zulmettik.
c- Kaderiyye
mezhebi, (İtikadı dalalet.)
Kaderiye mezhebi cebriye'nin aksidir. İnsan
günah işlemek, sevab işlemek kendi elindedir derler. Kaderiye dedikleri insanın
kudreti var dedikleri için kaderiyye mezhebi derler. Bunlar insan ne dilerse
yapar dedikleri içindir. Ehl-i dalâlettir, insana Allah, kuvvet, kudret verir
ise insan yapar. Vermez ise yapamaz derler.
d- Hululiyye
Mezhebi, (İtikadı dalâlet.)
Cenabı Hak her şeylerin içine girer derler.
Mesela: Bir kul Hakka vasıl olunca Hâk ondadır der. Cümle mevcudatın hakikatı
Haktır. Hakikat ehli, hakikata vasıl olunca Hakk'a vasıl olur, derler. Ona
günah, sevab yoktur. Hakikatta Hak iledir derler. Amma hakikata erenler, Hakka
vasıl olurlar, amma Hak her şeylerin hakikatıdır. İnsan mahluktur, Hakka arif
olur, Hak olamaz. Çünkü insan halkıyyeti ile Hak'tan başkadır ve gayrıdır.
Ruhda mahluktur. Halik ayrı mahluk ayrıdır. Cümle saydığımız onsekizbin alem
hep mahluktur.
e- Rafazi
Mezhebi, (İtikadı dalâlet.)
Ali (Kerremallahu Veche)'ye
Allah derler. Hululiye gibi. Bunlarda insan Hak olur, itikadındadırlar. Hazreti
Ebu Bekir (Radiyallahu anhu)'e, Hazreti Ömer (Radiyallahu anhu)'e, Hazreti
Osman (Radiyallahu anhu)'a buğz ederler. Ali Hak olmuş iken Hazreti Ali'ye
hilafeti vermediler derler. Hak olanın elinden hilafeti kim alabilirdi. Öyle
ise bunlar hep fırka-i Dalâlettedirler, ayrıdırlar. Ehl-i sünnete Allah
mahluktan münezzehtir. Kul Hakk'ı anlar ve kendisi de Hakk'a vasıl olur.
İKİNCİ YEDİ BEŞLER- Yedinci Sıra:
Dünyada Usuller:
a- Maişeti geçim
usulü:
Dünyada geçim, ev idaresi usulü, bir kimse
Allah'a ibadet etmek dilerse çalışıp kazanmaktan vaz geçip Allah'a ibadet
etmesi lazımdır. Amma ehl-i ayalı için bir günlük yiyecek evde bulunmaz ise o
zaman ayali için o gün onların nafakasını aramak farz olur. Ehl-i ayali ile
güzel konuşup gülüp onların hakkını vermek farzdır. Sofuyum diye ehl-i ile
cimadan kalmaya.
b- İbadet usulü: (evveli var, sonu var)
Bir kimse ibadete devam
O zamana kadar babasının kazancını yiyen evlad gibi
idi. Ondan sonra çok azda olsa para kazanıp babasına katkıda bulunan gibi oldu. Bundan ümmeti Muhammed
istifade eder. Onun için çalışmak ibadetle değil. Müslümanlara faydalı olmakla
olur, yani farz olan, emir olan ibadetler azalmaz nafile olanlar azalır.
c- Kâfirin
küfrünün: (evveli var sonu var):
Kafirin küfrü, fasıkın fıskı devam
(Sure-i Bakara,
Ayet 7)
«Kalblerini
kara mühür ile mühürler hak olan doğru sözü işitemez.»
Bunların ikiside erer. Bundan sonra tövbe kabul olmaz.
Hem o kimse tövbe etmez, merduttur.
d- Halk ile usul
var:
Halk ile usul haricidirler. İnsan tarihler
okuyup halkın halinden haberdar olmalıdır. Halk içinde olan maceradan haberdar
olmalı, kendinin ayağı altına kuyu kazanları bilmelidir. Halkın sakalına göre
tarak vurmalıdır. Halkın evvelden beri adaletlerine muhalif işler yapmamalı.
Yavaş yavaş şeriatı öğrenmelidir.
e- Mal ile usul:
Mal ile muamele usulü,