Peygamberimiz
(Sallallâhu
Aleyhi Vesellem)'in
Mest ve Ayakkabıları:
1- “Huff bahsine gelince: Huff diye iç ediğe (meste)
derler. İmam-ı Tirmizî'nin rivâyetinde Büreyde (Radiyallâhu Anhu) buyurmuştur
ki: Necâşi, Peygamber Efendimiz Hazretlerine siyah sade iki iç edik (mest)
gönderdi. Onları mübarek ayağına giydi de üzerine mesh etti. Sâde dediği,
içleri aba yahut çuha veya bezle kaplanmış değildi, demektir.
Muğire bin Şu'be (Radiyallâhu Anhu)'de demiştir ki:
Dıhye, Fahr-i Kâinât Efendimiz Hazretlerine iki iç edik hediye etmişti. Onları
mübarek ayağına giydi.
Nâlin (ayakkabı) hususunda gelen hadîslerden Sahih-i
Buhari'de Enes bin Mâlik (Radiyallâhu Anhu)'den rivâyet edilmiştir ki:
Peygamber Efendimiz Hazretlerinin şerefli nalininin iki kıbâli vardı, diye
buyurmuştur. Kıbâl, şu nesneye derler ki, onu nâline takarlar ve ayağa
giydikleri zaman iki parmağın arasına getirirler. O olmadıkça nâlin ayakta
durmaz. İbn-i Abbas, Ebu Hüreyre ve diğerleri de (Allah hepsinden razı olsun)
böyle rivâyet etmişlerdir.
İsâ bin Tahmân'dan rivâyet edilmiştir ki: "Enes bin
Mâlik (Radiyallâhu Anhu) bize nâlin-i cürdâveyn (bir çift tüysüz ayakkabı)
çıkarıp gösterdi. Onların iki kıbâli vardı. Sonradan Sâbit bana Enes'den
nakletti ki, o nâlin Fahr-i Alem Efendimiz Hazretlerininmiş, diye buyurmuştur.
[Mevahib-i Ledünniyye, Cild 1, Sayfa: 569; İslam Tarihi (M. Asım Köksal), Cild
11, Sayfa: 149]
*
* *
2- “Dıhyetu'l-Kelbî: "Kendisinin, Peygamber
(Sallallâhu Aleyhi Vesellem)'e Şam'dan bir cübbeyle bir çift mest getirip
hediye ettiğini ve Resûlullah (Sallallâhu Aleyhi Vesellem)'ın mestleri
yırtılıncaya kadar giydiğini" anlattı.” (Ashâbın Dilinden Peygambemiz'in
Hayâtı, Hadîs No: 1083, Sayfa: 464; Tac Tercümesi, Cild 4, Hadîs No: 541,
Sayfa: 303)
*
* *
3- “Abdullah İbn Büreyde'nin babası şunu anlattı:
Necaşi, Peygamber (Sallallâhu Aleyhi Vesellem)'e şöyle yazdı:
Seni kendi dînindeki ve kendi kavminden olan bir kadınla,
Ümmü Habîbe Bint Ebi Sufyan'la evlendirdim. Sana Cami (bir arada olan) bir
hediye de bulundum: Gömlek, don, ıtaf ve bir çift basit mest.
Peygamber (Sallallâhu Aleyhi Vesellem) abdest alıp o
mestlerin üzerine meshetmiştir. ” [Ashâbın Dilinden Peygamberimiz'in Hayâtı,
Hadîs No: 1109, Sayfa: 468; Hadîs No: 1118, Sayfa: 470; İslâm Tarihi (M. Asım
Köksal), Cild 11, Sayfa: 149]
*
* *
4- Ömer bin Haris (Radiyallâhu Anhu)'den rivâyet
edilmiştir ki:
Resûlullah Efendimiz Hazretlerini gördüm. Dikilmiş nâlin
(deri ayakkabı) üzerinde namaz kılardı, diye buyurmuştur. (Ağaçtan yapılan nalinde dikiş olmaz. Hemde
deri değildir.)
Hazret-i Aişe (Radiyallâhu Anhâ) buyurmuştur ki:
Resûlullah Efendimiz Hazretleri mümkün oldukça sağ
tarafından başlamayı severdi. Mübarek saçlarını taramakta, ayakkabılarını
giymekte, abdest almakta ve gusletmekte... [Kütüb-i Sitte, Cild 15, Hadîs No: 5254;
Davud Libas 44 (4140); Müslîm Taharet 67 (268).]
* * *
5-
Tereccül'ün manası, tarakla saçları açıp düzeltmektir. Ebu Hüreyre (Radiyallâhu
Anhu) Fahr-i Kâinât Efendimiz Hazretlerinden rivâyet etmiştir ki:
Her ne zaman biriniz ayakkabısını giyecek
olsa sağından başlasın. Her ne zaman çıkaracak olsa sol eliyle (sol ayağından)
başlasın, diye buyurmuşlardır.
Ebû Davud ve
Tirmizî'nin rivâyetlerinde;
Peygamber
Efendimiz ayak üzerinde dururken ayakkabısını giymekten kişiyi nehyederdi, diye
gelmiştir.” [Mevâhib-i Ledünniyye, Cild 1, Sayfa: 570; Kütüb-i Sitte, Cild 15,
Hadîs No: 5255.]
* * *
6-
Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem)'in ayakkabı ve su kablari ile
ilgilenen Enes b. Malik'e:
-
Resulullah (Sallallahu aleyhi vesellem)'in ayakkabısı nasıldı? diye sorulunca
Enes b. Malik: «Kıbâlân idi» dedi.
Kıbâlân;
Ayakkabı tasmasına dikilmiş iki kayıştır ki, baş parmağıyla yanındaki parmağın
arasına geçirilir.
Enes
b. Malik tüyü dökülmüş meşin tasmalı bir çift ayakkabı çıkarıp:
-
Bu Resulullah (Sallallahu aleyhi vesellem)'ın ayakkabısıdır dediği İsâ b.
Tahman tarafından rivayet edilir.
Peygamberimiz'in
ayakkabısı sığır köselesindendi.
Abdûlulah
b. Abbas da, Peygamberimizin ayakkabısı hakkında ikişer tasmalı idi demiştir.
Bu
ayakkabı, kat kat dikişli, kenarlı, ökçeli, ölçümlü, biçimli Hadremevt işi
ayakkabıyı andırır çift tasmalı idi.
Hicretin
yüzüncü veya yüzonuncu yılında Peygamberimizin tasmalı bir ayakkabısı, Mekke'de
Ubeydullah b. Abbas b. Abdulmuttalib'in kızı Fatıma'nın yanında bulunuyor ve
isteyenlere gösteriliyordu. (İslam Tarihi (M. Asım Köksal), Cild 11, Sayfa:
148)
Şimdi haccda terlik var, ayak baş parmağı
ile yanındaki ikinci parmak arasına girecek şekilde yapılmış. Ayağından çıkmaz.
Demek ki Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem)'in nalin giydi dediği
onlarmış. Şimdi naylondan aynısı burda da vardır. Bu deriden olursa
Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem)'in giydiği nalinin aynısıdır.
Şimdiki giydiğimiz tahtadan yapılmış naline takunya derler. Peygamberimiz
(Sallallahu aleyhi vesellem)'in deriden giydiği naline azsa da benzediği için
şimdi tahtadan yapılana da nalin deniyor. Çünkü Peygamberimiz (Sallallahu
aleyhi vesellem)'in nalinle namaz kıldığı, namaz içinde nalinlerini çıkarttığı,
namaz sonu niçin nalinini çıkarttın deyince Cebrail bana nalininde pislik var
çıkart, dedi. Onun için çıkarttım. Halbuki şimdi ağaçtan nalin ile namaz
kılınmaz.
* * *
7-
“Ey Ensâr topluluğu! (Sakalınızı) kırmızıya boyayın, sarıya boyayın da kitap
ehline muhalefet edin! Şalvar giyin, entari giyin! Kitap ehline muhalefet edin;
mest giyin, papuç giyin! Kitap ehline muhalefet edin; bıyıklarınızı kırpın,
sakallarınızın uçlarından kesin ve kitab ehline aykırı olun.” (Râmûz'ul-Ehâdîs,
Hadîs No: 6229)
* * *
8-
“İbn-i Abbas (Radiyallâhu anhu)'dan; Resûlullah'ı Arafat'da konuşurken işittim.
O sırada: İzar (etek) bulamıyanlar şalvar giysin, pabuç (na'l) bulamayanlar da
mest giysinler, buyurdu.” (Sünen-i Neseî, Cild 7-8, Hadîs No: 5290, Sayfa: 680)
* * *
9-
“El-Muğire bin Şu'be (Radiyallâhu Anhu)'den rivâyet edilmiştir, dedi ki:
Resûlullah
(Sallallâhu Aleyhi Vesellem) abdest aldı, mestlerinin ve sarığının üzerine mesh
verdi.” (Sünen-i Tirmizî, Cild 1, Hadîs No: 100, Sayfa: 91; Sünen-i Neseî, Cild
1-2, Hadîs No: 106-107; Kırk Mevzuda Kırk Hadîs, Hadîs No: 29, Sayfa: 448; Sünen-i ibn-i Mâce,
Cild 2, Hadîs No: 561)
* * *
10- “Ebû Eyyub (Radiyallâhu Anhu) şöyle
rivâyet etti:
Resûlullah
(Sallallâhu Aleyhi Vesellem), yün elbise ve (takunya şeklinde) ayakkabı
giyerdi. Gömleği yamardı. Eşeğe binerdi ve şöyle derdi:
"Kim
sünnetimden yüz çevirirse, benden değildir." ” (Ashâbın Dilinden
Peygamberimiz'in Hayâtı, Hadîs No: 1113, Sayfa: 469)
* * *
11- “Ebu Zerr
(Radiyallâhu Anhu) şöyle dedi:
-
Ben, Resûlullah (Sallallâhu Aleyhi Vesellem)'ı sığır derisinden dikilmiş bir
çift ayakkabıyla namaz kılarken gördüm.” (Ashâbın Dilinden Peygamberimiz'in
Hayâtı, Hadîs No: 1123, Sayfa: 471)
* * *
12- “Ubeyd İbn
Cüreyh, Abdullah İbn Ömer'e şöyle dedi:
-
Senin sebtiyye denilen ayakkabı (tabaklanmış sığır derisinden yapılmış
ayakkabı) giydiğini görüyorum.
İbn Ömer şu
cevabı verdi:
-
Ben, Resûlullah (Sallallâhu Aleyhi Vesellem)'ın üzerinde kıl bulunmayan
ayakkabı giydiğini ve onlarla abdest aldığını gördüm. ” (Ashâbın Dilinden
Peygamberimiz'in Hayâtı, Hadîs No: 1122, Sayfa: 471; Mevahib-i Ledünniyye, Cild
1, Sayfa: 570; Kütüb-i Sitte, Cild 15, Hadîs No: 5258)
Şimdi zamanımızda ona çarık denir,
deriden yapılır, giyilir. En fazla çiftçiler giyer veya çok dağlık, sarp
arazide uzun boylu gezenler giyerler. Çok hafif olur, dönme ve bükülme olmaz.
Abdest alırken ona mesh edilir, çıkarılmaz. Ona mesh edilmesi Peygamberimiz
(Sallallâhu Aleyhi Vesellem)'in bu yaptığından ileri geliyor.