RESULULLAH (SALLALLAH ALEYHİ VESELLEM) GİTTİKTEN SONRA ZUHUR EDEN OLAYLAR VE MÜBAREK KABRİNİ ZİYARETİN FAZİLETİ      

 

 

1- “Resûlüllah vefat ettiği gün Medine'de bir karanlık olmuş idi. Şöyle ki, Ashâb (Radiyallahu anhüm) ellerini gözlerine koydular. Defn oluncaya kadar bu karanlık devam etti. Ashab-ı Kiram takatsız olup bazısı ruhsuz cesed gibi oldu. Bazısının konuşmağa mecali kalmadı. Bazıları yürüyemedi. Bazıları hicrete ihtiyar ettiler. Hicret edenlerden biri Hazreti Bilâl-i Habeşi idi. Şam tarafına gitti. Sıddîk (Radiyallâhu Anhu) ona:

- Ey Bilâl! Medine'de Resûlullah'ın hayatında yaptığın işi (müezzinliği) yapsan iyi olmaz mı dedi. Bilâl (Radiyallâhu Anhu):

- Ben onsuz Medine'de duramam. Bana müsaade et, dilediğim yere gideyim dedi. Ebû Bekir (Radiyallâhu Anhu) izin verdi. Şam tarafına gidip, bir müddet durdu. Bir gece rüyasında Resûlullah'ı gördü.

- Ey Bilâl! Bize cefa ettin, gelib ziyaret eyle buyurdu. O günlerde, Fatımâ'tüz-Zehra (Radiyallâhu Anhâ) vefat etmişti. Medine'ye gelince kimi bulduysa, Ehl-i beytten sorardı. Cevabında İmam-ı Ali, Hasan, Hüseyin ve Ezvac-ı Tahirat sağdır derlerdi. Kimse Hazreti Fatıma'dan haber vermedi. Nihayet Hazreti Hasan ve Hüseyin (Radiyallâhu Anhu)'e rastladı. Selâm ve ta'zimden sonra, Hz. Fatıma'nın vefatı haberini işitip gayr-i ihtiyari o kadar ağlaştılar ki, gözlerinden pınar gibi yaşlar aktı.

- Ey gözümün nuru, dedenizden sonra ne tez validenizin ayrılığına düçar oldunuz dedi.

Derler ki, bazı dostları Hazreti Bilâl'e öğle namazı vaktidir. Ne olur Lûtf edip ezan okusanız diye çok rica ettiler. Hazreti Bilâl (Radiyallâhu Anhu) Resûlullah'ın mescidi üzerine çıktı. Bütün Medine ahalisi Hazreti Bilâl'in sesini işitmeğe toplanmışlardı. Hazreti Bilâl, Allahu Ekber deyince, Medinede'ki her eve figan düştü. "Eşhedü en lâ ilahe illâllah ve eşhedü enne Muhammeden Resûlullah" deyip, Resûlullah'ın mübarek kabrini işaret etti ve kendinden geçti ve düştü. Ezanı tamamlayamadı. Ezvac-ı Tahirat evlerinden çıkıp feryad ettiler ve:

- Ey Bilâl, Resûlullah vefat etmiş iken, biz senin ezânına dayanamayız dediler.

Derler ki: Hazreti Bilâl Eşhedü enne Muhammeden Resûlullah deyince anlatılmayacak kadar çok ağladı. Medine de o kadar ağlama, inleme ve feryad oldu ki, sanki Resulullah o gün vefat etmiş idi. Hazreti Bilâl ezanı bitirince:

- Ey Ashâb, size müjde olsun ki, Resûlullah için kim ağladıysa cehennem ateşi ona haramdır, dedi. Sonra Şam'a gitti; her sene gelip Resûlullah'ı ziyaret edip yine Şam'a giderdi. Nihayet Şam'da vefat etti ve orada gömüldü. (Altı Parmak, Sayfa: 762-763)

 

 

 

 

ÖNCEKİ KONU                               KONULAR                            SONRAKİ KONU