YEMİNİN KEFFARETİ

 

 

1- Allah kasıtsız olarak ağzınızdan çıkıveren yeminlerinizden dolayı sizi sorumlu tutmaz. Fakat bilerek yaptığınız yeminlerden dolayı sizi sorumlu tutar. Bununda keffareti ailenize yedirdiğiniz yemeğin; orta hallısından on fakire yedirmek yahut onları giydirmek, yahut da bir köle azad etmektir. Bunları bulamayan üç gün oruç tutmalıdır. Yemin ettiğiniz takdirde yeminlerinizin keffareti işte budur. Yeminlerinizi koruyun. Allah size ayetlerini açıklıyor umulur ki şükredenlerden olursunuz. (Sure-i Maide, Ayet 89)

 

*  *  *

 

2- “Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem)'in yanına bir adam geldi:

- Ey Allah'ın Resûl'ü! Helâk oldum dedi. Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem):

- Seni helâk eden şey nedir? diye sorunca:

- Oruçlu iken hanımıma yaklaştım dedi. Bunun üzerine Resûlullah (Sallallahu aleyhi vesellem) ile aralarında şu konuşma geçti:

- Azad edecek bir köle bulabilir misin?

- Hayır.

- Üst üste iki ay oruç tutabilir misin?

- Hayır.

- Altmış fakiri doyurabilir misin?

- Hayır.

- Öyle ise otur. Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem)'e bir büyük içi hurma dolu sepet getirdiler.

- Şu sepeti al tasadduk et fakirlere dağıt, dedi. Adam:

- Benden fakirine mi? Allah'a yemin ediyorum. Medine'nin şu iki kayalığı arasında, benden fakiri yok. Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem) gülerek:

- Öyle ise bunu ehline (ailene çocuklarına) yedir. (Kütüb-i Sitte, Cild 9, Hadîs No: 3227; Sünen-i Tirmizî, Cild 2, Hadîs No: 720; Sahih-i Buhari Tecrîd-i Sarih, Cild 6, Hadîs No: 918; Sahih-i Müslim, Cild 3, Hadîs No: 81 (1111); Muvatta, Cild 1, Hadîs No: 28, Sayfa: 398)

 

Aşırı derecede zengin olan on fakir doyursun, on fakir giydirsin yahud bir köle azad etsin. Zenginliğine göre bunların birisini yapsın. Hiç malı yoksa üç gün oruç tutsun.

 

3- Müellif Buhari Yemin bozmanın keffareti; aç olan on fakiri doyurmaktır, buyurmuştur.

“Said ibn-i Yezid (Radiyallahu anhu) Nebi (Sallallahu aleyhi vesellem) zamanında bir Sâ' bu günkü müddünüz ölçüsü ile bir müd ile sülüs müd (miktarı) idi.”

Yani bir Sâ' bin kırk dirhemdir. (Üç kilo 650 gramı bin dirhem) İmam-ı Ebu Hanife ile Küfe medresesi fukahası her fakire yemin keffareti olarak yarım Sâ' yani beşyüzyirmi dirhemdir. Buğday sair hububat ile üzüm ve hurmadan bir sa' binkırk dirhem verirlerdi. (Sahih-i Buhari Tecrîd-i Sarih, Cild 12, Hadîs No: 2076 Sayfa: 240-241)

 

*  *  *

 

4- Keffaret yeminine gücü yeten kimse şu üç şeyden biri ile yerine getirir:

a- Köle azad etmek

b- On fakiri giydirmek, (Her fakire bir veya daha fazla parça giyecek gerekir.)

c- On fakiri doyurmak.

Yukarda saydığımız bu üç şeyden hiç birine gücü yetmeyen kimse arka arkaya üç gün oruç tutar. Bu fakir'in keffaretidir. En efdalı ve evlası olan zenginin keffaretidir. (O da yukarda geçen üç maddedir.) (Fetevay-ı Hindiyye, Cild 3, Sayfa: 459)

 

 

 

ÖNCEKİ KONU                               KONULAR                            SONRAKİ KONU